Başlık Yurtdışından satın alınacak bilgisayar programı için ödenecek bedellerden vergi kesintisi yapılıp yapılmayacağı.
Tarih

09/11/2015

Sayı 62030549-125[30-2015/9]-92805

 

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

 

 

 

Sayı

:

62030549-125[30-2015/9]-92805

09/11/2015

Konu

:

Yurtdışından satın alınacak bilgisayar programı için ödenecek bedellerden vergi kesintisi yapılıp yapılmayacağı.

 

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Almanya mukimi firmadan bilgisayar programı satın alarak üzerinde herhangi bir değişiklik yapmadan yurt içinde satılmasının hedeflendiğini, programların DVD/USB gibi taşıyıcı medya içerisinde, programların aktif hale getirilmesi için gereken şifrelerin ise elektronik posta yoluyla tarafınıza ulaştırılacağını belirterek, söz konusu programlar için Almanya mukimi firmaya ödenecek bedeller üzerinden vergi kesintisi yapılıp yapılmayacağı hususunda bilgi talep edildiği anlaşılmakta olup konu hakkında Başkanlığımız görüşleri aşağıda açıklanmıştır.

            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; Kanunun 1 inci maddesinde sayılan kurumlardan, kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye'de bulunmayanların, dar mükellefiyet esasında sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançlar üzerinden vergilendirileceği hükmü yer almış, üçüncü fıkrasında dar mükellefiyette kurum kazancını oluşturan kazanç ve iratlar bentler halinde sayılmıştır.

            Aynı Kanunun dar mükellefiyette vergi kesintisinin düzenlendiği 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasında; ticari veya zirai kazanca dahil olup olmadığına bakılmaksızın telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayri maddi hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden, 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile % 20 oranında kesinti yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

            Öte yandan, "Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi ve Vergi Kaçakçılığını Önleme Anlaşması"nın hükümleri 01/01/2011 tarihinden itibaren uygulanmakta olup, yazılım programı alımını yapan Türkiye mukimi firmanın, programın sahibi olan Almanya mukimi firma ile yalnızca bu programın Türkiye'deki dağıtımına yönelik (değiştirme veya çoğaltma hakkını içermeyen) bir sözleşme yapması durumunda Almanya mukimi firmaya yapılacak ödemelerin ticari kazanç olarak değerlendirilmesi ve Anlaşmanın 'Ticari Kazançlar'a ilişkin 7 nci ve 'İşyeri'ne ilişkin 5 inci maddeleri kapsamında vergilendirilmesi gerekmektedir. Buna göre, Alman firması Türkiye'de yer alan bir işyeri veya daimi temsilci vasıtasıyla ticari faaliyette bulunmadıkça yalnızca Almanya'da vergilendirilecektir. Eğer Alman firması Türkiye'de yer alan bir işyeri veya daimi temsilci vasıtasıyla ticari faaliyette bulunursa Türkiye'nin, bu işyerine veya daimi temsilciye atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere vergi alma hakkı bulunmaktadır.

             Diğer taraftan, Anlaşmanın 'Gayrimaddi Hak Bedelleri'ne ilişkin 12 nci maddesinin 3 üncü fıkrası kapsamında yazılım programını değiştirme veya çoğaltma hakkının kullanımı karşılığında yapılacak ödemelerin gayrimaddi hak bedeli olarak değerlendirilmesi ve yapılacak ödemelerden aynı maddenin 2 nci fıkrasına göre %10 oranında vergi kesintisi yapılması gerekmektedir.

             Anlaşma hükümlerinin iç mevzuata göre değişiklik getirdiği durumlarda Anlaşma hükümlerinden yararlanmak isteyen Almanya mukimlerinin Almanya'da tam mükellef olduklarını ve tüm dünya kazançları üzerinden bu ülkede vergilendirildiklerini Almanya yetkili makamlarından alınacak bir belge (mukimlik belgesi) ile kanıtlamaları ve bu belgenin aslı ile noterce veya Almanya'daki Türk Konsolosluklarınca tasdik edilen Türkçe tercümesinin bir örneğinin vergi sorumlularına ibraz edilmesi gerekmektedir. Vergi sorumluları teslim aldıkları bu belgeyi gerektiğinde yetkili makamlara ibraz etmek üzere muhafaza edeceklerdir. Söz konusu belgenin ibraz edilememesi durumunda ise ilgili Anlaşma hükümleri yerine iç mevzuat hükümlerimizin uygulanacağı tabiidir.

              Bilgi edinilmesini rica ederim.

           

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.