Başlık Türkiye'de gösteri yapacak Hollanda mukimi firmanın Türkiye'de yapacağı gösteri, yurt dışından alınan aracılık hizmeti ve teknik malzeme kiralamasına yapılan ödemelerden tevkifat yapılıp yapılmayacağı hk.
Tarih 18/02/2013
Sayı

62030549-125[30-2012/75]-217

 

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

 

Sayı

:

62030549-125[30-2012/75]-217

18/02/2013

Konu

:

Türkiye'de gösteri yapacak Hollanda mukimi firmanın Türkiye'de yapacağı gösteri, yurt dışından alınan aracılık hizmeti ve teknik malzeme kiralamasına yapılan ödemelerden tevkifat yapılıp yapılmayacağı hk.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formu ve ek dilekçelerinizde, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi olduğunuz, mekan ayarlaması ve organizasyon işleri yaptığınızı, Hollanda mukimi olan Şirketin kendi bünyesinde çalıştırdığı tiyatro sanatçılarının Türkiye’de 11 gün boyunca gösteri yapacaklarını belirterek, gösteriler karşılığı yapılacak ödemeler ile yurt dışındaki yönetim (Türkiye'de yapılacak şova aracılık) hizmetleri ve teknik malzeme (ses sistemi, ışık sistemi, truss sistemi, sahne çatısı ve podyum) kiralaması karşılığı yapılacak ödemeler üzerinden tevkifat yapılıp yapılmayacağı hususunda bilgi talep edildiği anlaşılmakta olup konu hakkında Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmıştır.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun “Tam ve dar mükellefiyet” başlıklı 3'üncü maddesinin ikinci fıkrasında, dar mükellefiyete ilişkin olarak,  Kanun'un 1'inci maddesinde sayılı kurumlardan kanunî ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayanların, sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirilecekleri hükme bağlanmış, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendinde, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun Türkiye'de iş yeri olan veya daimî temsilci bulunduran yabancı kurumlar tarafından bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yapılan işlerden elde edilen ticarî kazançların, (c) bendinde, Türkiye'de elde edilen serbest meslek kazançlarının dar mükellefiyet konusuna giren kurum kazancı olarak vergilendirileceği hükme bağlanmış olup aynı maddenin dördüncü fıkrasında da bu maddede belirtilen kazanç ve iratlar ile gelir unsurlarının Türkiye’de elde edilmesi ve Türkiye’de daimi temsilci bulundurulması konularında, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun ilgili hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 7'nci maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendinde, dar mükellefiyete tabi kimseler bakımından serbest meslek kazançlarının Türkiye’de elde edilmiş sayılması için serbest meslek faaliyetlerinin Türkiye’de icra edilmesi veya Türkiye’de değerlendirilmesi gerektiği hükme bağlanmış,  maddenin son fıkrasında da, “Bu maddenin 3'üncü, 4'üncü, 5'inci ve 7'inci bentlerinde sözü edilen değerlendirmeden maksat, ödemenin Türkiye'de yapılması veya ödeme yabancı memlekette yapılmışsa, Türkiye'de ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi veya kârından ayrılmasıdır.” hükmüne yer verilmiştir.

Öte yandan,  Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 30'uncu maddesinde,  dar mükellefiyete tabi kurumların Türkiye’de elde ettikleri serbest meslek kazançları,  ticari veya zırai kazanca dahil olup olmadığına bakılmaksızın telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayrimaddi hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden vergi kesintisi yapılması hükmüne yer verilmiş olup ticari faaliyet kapsamında yapılan ödemeler ise tevkifata tabi kazanç ve iratlar arasında sayılmamıştır.

Diğer taraftan,  01/01/1989 tarihinden itibaren uygulanmakta olan, Türkiye Cumhuriyeti İle Hollanda Krallığı Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması”nın  "Ticari Kazançlar" başlıklı 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasında, " Devletlerden birinin bir teşebbüsüne ait kazanç, söz konusu teşebbüs diğer Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunmadıkça yalnız ilk bahsedilen Devlette vergilendirilecektir. Eğer teşebbüs yukarıda bahsedilen şekilde ticari faaliyette bulunursa, kazanç bu diğer Devlette, işyerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere, vergilendirilebilir." hükmü yer almaktadır.

Söz konusu Anlaşmanın “Gayrimaddi Hak Bedelleri” başlıklı 12 nci maddesinde,

1. Devletlerden birinde doğan ve diğer Devletin bir mukimine ödenen gayrimaddi hak bedelleri, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.

  2. Bununla beraber, sözkonusu gayrimaddi hak bedelleri elde edildikleri Devlette ve o Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak bu şekilde alınacak vergi, gayrimaddi hak bedelinin gayrisafi tutarının yüzde 10'unu aşmayacaktır.

  3. Devletlerin yetkili makamları 2 nci fıkranın uygulama şeklini karşılıklı anlaşmayla belirleyeceklerdir.

  4. Bu maddede kullanılan "gayrimaddi hak bedelleri" terimi, sinema filmleri, radyo-televizyon yayınlarında kullanılan filmler ve bantlar dahil olmak üzere edebi, artistik, bilimsel her nevi telif hakkının veya her nevi patentin, alameti farikanın, desen veya modelin, planın, gizli formül veya üretim yönteminin veya sınai, ticari, bilimsel tecrübeye dayalı bilgi birikiminin kullanma imtiyazı, kullanma hakkı veya satışı ile sınai, ticari, bilimsel teçhizatın kullanma imtiyazı veya kullanma hakkı karşılığında ödenen her türlü bedelleri kapsar…” hükmüne yer verilmiş olup; aynı Anlaşmanın  “Artist ve Sporcular” başlıklı 17 nci maddesinde,

             “1. 14 ve 15 inci Madde hükümleriyle bağlı kalınmaksızın, Devletlerden birinin mukimi olan ve tiyatro, sinema, radyo, televizyon artistliği yapan veya müzisyen olarak çalışan sanatçıların ve bunun yanısıra sporcuların diğer Devlette icra ettikleri bu nitelikteki şahsi faaliyetleri dolayısıyla elde ettikleri gelirler, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.

            2. Bir sanatçının ya da sporcunun icra ettiği bu nitelikteki faaliyetlerden doğan gelir, kendisine değil de bir başkasına yönelirse, bu gelir 7, 14 ve 15 inci Madde hükümleriyle bağlı kalınmaksızın, sanatçı ya da sporcunun faaliyetlerinin icra edildiği Devlette vergilendirilebilir.         
hükmü yer almaktadır.

Bu hükümlere göre;  Hollanda mukimi firmadan alınan yurt dışındaki yönetim (Türkiye'de yapılacak şova aracılık) hizmetleri ticari kazanç kapsamında değerlendirileceğinden yapılan ödemeler üzerinden herhangi bir tevkifat yapılmaması, teknik malzeme (ses sistemi, ışık sistemi, truss sistemi, sahne çatısı ve sahne podyumu) kiralanması karşılığı yapılan ödemelerin ise gayrimaddi hak niteliğinde olması nedeniyle bu ödemeler üzerinden Çifte Vergilendirme Önleme Anlaşmasının 12 nci maddesinin 2 nci fıkrasına göre %10 oranında vergi kesinti yapılması gerekmektedir.

Diğer taraftan,  Hollanda mukimi şirkete tiyatro sanatçılarının yapmış olduğu gösteriler için yapılan ödemeler "Artist ve Sporcular" maddesi kapsamında değerlendirilecek olup, Hollanda’dan gelen tiyatro sanatçılarına Türkiye’de yapacakları tiyatro gösterisi karşılığı yapılacak doğrudan (bizzat kendilerine) ve dolaylı (şirket, kurum, organizatör vb aracılığıyla) ödemeleri vergileme hakkı Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının 17 nci maddesinin 2 nci fıkra hükümleri kapsamında Türkiye’ye aittir. Bu durumda yapılan ödemeler üzerinden %20 oranında tevkifat yapılması gerekmektedir.

Söz konusu faaliyetler dolayısıyla Anlaşma'nın 12 ve 17 nci maddeleri kapsamında Türkiye'de ödenen vergiler, Anlaşmanın “Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi” başlıklı 23 üncü maddesi çerçevesinde Hollanda’da bu gelire ilişkin hesaplanacak vergiden mahsup edilebilecektir.

Ancak, Anlaşma hükümlerinin iç mevzuata göre değişiklik getirdiği durumlarda, Anlaşma hükümlerinden yararlanmak için Hollanda mukimi firma ve kişilerce Hollanda’da tam mükellef olduklarının ve tüm dünya kazançları üzerinden bu ülkede vergilendirildiklerinin Hollanda yetkili makamlarından alınacak bir belge ile kanıtlanması ve bu belgenin aslı ile birlikte Türkçe tercümesinin Noterce veya Hollanda’daki Türk Konsoloslukları’ndan tasdikli birer örneğinin vergi sorumlusu konumunuzdaki şirketinize  veya ilgili vergi dairesine ibraz edilmesi gerekecektir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.