T.C. |
||||
|
|
|||
Sayı |
: |
62030549-125[6-2018/344]-967379 |
25.12.2020 |
|
Konu |
: |
Bosna Hersek ve Avusturya mukimi firmalardan alınan hizmet karşılığı yapılan komisyon ödemelerinin nasıl vergilendirileceği |
|
|
İlgi |
: |
|
İlgide kayıtlı özelge talep formu ve ek dilekçelerinizde, ithalat ve ihracat işiyle iştigal eden şirketinizin Bosna Hersek ve Almanya mukimi firmalara ihracat yaptığı, ihraç edilen mallar için Bosna Hersek ve Avusturya mukimi firmalardan pazar araştırması, yeni pazar yeri bulma, satış artırıcı faaliyette bulunma, marka bilinirliğinin artırılması, müşteri bulma ve pazarlama faaliyetleri kapsamında hizmet alındığı, alınan bu hizmetler için komisyon faturası düzenlendiği belirtilerek, yurt dışından alınan söz konusu hizmetlerin ticari faaliyet olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ile tarafınıza düzenlenen faturalarda kurumlar vergisi stopajı ile sorumlu sıfatıyla katma değer vergisi (KDV) hesaplanıp hesaplanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmaktadır.
KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Tam ve dar mükellefiyet" başlıklı 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, Kanunun 1 inci maddesinde sayılı kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayanların, dar mükellefiyet esasında sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği hükmü getirilmiş; aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise, dar mükellefiyette kurum kazancının ticari kazançlar, zirai kazançlar, serbest meslek kazançları, gayrimenkul ve menkul sermaye iratları ile diğer kazanç ve iratlardan oluştuğu belirtilmiştir.
Anılan Kanunun 30 uncu maddesinde, dar mükellefiyete tabi kurumların bu maddede yer alan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından % 15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılması öngörülmüş olup, ticari kazanç kapsamındaki (Birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemeleri hariç) ödemeler üzerinden tevkifat yapılmasına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.
ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMALARI YÖNÜNDEN:
"Türkiye Cumhuriyeti ile Bosna Hersek arasında Gelir ve Servet Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması" 01/01/2009 tarihinden itibaren, "Türkiye Cumhuriyeti ile Avusturya Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması" ise 01/01/2010 tarihinden itibaren uygulanmaktadır.
Türkiye - Bosna Hersek Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının (ÇVÖA) "Ticari Kazançlar" başlıklı 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasında;
"1. Bir Akit Devlet teşebbüsüne ait kazanç, söz konusu teşebbüs diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla orada ticari faaliyette bulunmadıkça, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir. Eğer teşebbüs yukarıda bahsedilen şekilde ticari faaliyette bulunursa, teşebbüsün kazançları yalnızca işyerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere bu diğer Devlette vergilendirilebilir."
Türkiye - Avusturya ÇVÖA'nın "Ticari Kazançlar" başlıklı 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasında ise;
"1. Bir Akit Devlet teşebbüsüne ait kazanç, söz konusu teşebbüs diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla orada ticari faaliyette bulunmadıkça, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir. Eğer teşebbüs yukarıda bahsedilen şekilde ticari faaliyette bulunursa, teşebbüsün kazançları bu diğer Devlette, yalnızca bu işyerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere vergilendirilebilir."
hükümleri yer almaktadır.
Buna göre, şirketiniz tarafından ihraç edilen mallar için Bosna Hersek ve Avusturya mukimi firmalardan alınan pazar araştırması, yeni pazar yeri bulma, satış artırıcı faaliyette bulunma, marka bilinirliğinin artırılması, müşteri bulma ve pazarlama faaliyetlerine yönelik hizmetler karşılığında elde edilen kazançların ticari kazanç olarak değerlendirilmesi gerekmekte olup, Bosna Hersek ve Avusturya mukimi firmaların ilgili Anlaşmaların 5 inci maddeleri kapsamında Türkiye'de bir işyeri bulunmadığı sürece elde edecekleri gelir üzerinden Türkiye'nin vergi alma hakkı olmayacaktır.
Bahse konu hizmetlerin Türkiye'de bulunan bir işyeri vasıtasıyla ifa edilmesi durumunda ise bu işyerine atfedilen gelirle sınırlı olmak üzere Türkiye'nin de vergileme hakkı olacak ve vergileme iç mevzuat hükümlerimiz çerçevesinde yapılacaktır.
Böyle bir durumda ise, Bosna Hersek mukimi firma yönünden, Türkiye'de ödenen vergiler Türkiye - Bosna Hersek ÇVÖA'nın "Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi"ne ilişkin 24 üncü maddesinin 1 inci fıkrası gereğince Bosna Hersek'te ödenecek vergiden mahsup edilebilecektir. Avusturya mukimi firma yönünden ise, Türkiye - Avusturya ÇVÖA'nın "Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi"ne ilişkin 22 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca Türkiye'de elde edilen söz konusu gelir Avusturya'da vergiden istisna edilmek suretiyle çifte vergilendirme önlenebilecektir.
KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
3065 sayılı KDV Kanununun;
1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu,
4 üncü maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği,
6/b maddesinde, hizmetin Türkiye'de yapılmasının veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasının işlemlerin Türkiye'de yapıldığını ifade ettiği,
9/1 maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği
hükümleri yer almaktadır.
KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.2.1) bölümünde ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanlar tarafından yapılan işlemlere ilişkin tevkifat uygulamasına yönelik düzenlemeler yer almaktadır.
60 no.lu KDV Sirkülerinin (1.1.1) "Yurtdışındaki İşlemler" başlıklı bölümünde konu ile ilgili olarak açıklamalara yer verilmiştir.
Buna göre, şirketinizin yurtdışında mukim firmalardan temin ettiği ve yurtdışında yararlanılan hizmetler KDV'nin konusuna girmediğinden, şirketinizin bu hizmet bedelleri üzerinden sorumlu sıfatıyla KDV beyan etmesine gerek bulunmamaktadır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.