T.C. 
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı
Gelir Kanunları Gelir ve Kurumlar Vergileri Grup Müdürlüğü

 

 

Sayı

:

62030549-125[30-2018/714]-653324

04.09.2020

Konu

:

Şube çalışanlarına merkezden yapılacak ödemelerin vergilendirilmesi

 

İlgi

:

 

  

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, merkezi Singapur'da bulunan bir Havayolu Sirketi'nin Türkiye İstanbul Şubesi olarak Türkiye-Singapur Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması uyarınca kurumlar vergisi mükellefiyetinizin bulunmadığını, şube olarak "Yabancı Nakliyat Kurumlarının Hasılat Defteri" başlıklı Vergi Usul Kanununun 207 nci maddesi gereğince hasılat defteri tuttuğunuzu, İş Kanunu hükümleri çerçevesinde istihdam ettiğiniz personelin vermiş oldukları hizmetler karşılığında şubenizin Türkiye'deki banka hesaplarından ücret ödemeleri yaptığınızı, şirketinizin almış olduğu karar ile tüm ülke ofislerinde çalışan personeline şirket karından kar payı ödemeleri yapacağını belirterek, yapılacak kar payı ödemelerinden tevkifat yapılıp yapılmayacağı hususunda bilgi talep ettiğiniz anlaşılmakta olup Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmaktadır.

 

GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Mükellefler" başlıklı 3 üncü maddesinde; "Aşağıda yazılı gerçek kişiler Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilirler:

 

1. Türkiye 'de yerleşmiş olanlar;

 

2. Resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye'de bulunan teşekkül ve teşebbüslere bağlı olup adı geçen daire, müessese, teşekkül ve teşebbüslerin işleri dolayısıyla yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları (Bu gibilerden, bulundukları memleketlerde elde ettikleri kazanç ve iratları dolayısıyla Gelir Vergisi'ne veya benzeri bir vergiye tabi tutulmuş bulunanlar, mezkur kazanç ve iratları üzerinden ayrıca vergilendirilmezler.)" hükmüne yer verilmiştir.

 

Aynı Kanunun 61 inci maddesinde;

 

"Ücret, işverene tabi ve belirli bir iş yerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

 

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez." hükmü yer almaktadır.

 

Anılan Kanunun "Toplama Yapılmayan Haller" başlıklı 86 ncı maddesinde,

 

"Aşağıda belirtilen gelirler için yıllık beyanname verilmez, diğer gelirler için beyanname verilmesi halinde bu gelirler beyannameye dahil edilmez.

 

 

 

1.Tam mükellefiyette;

 

 

 

b) Tek işverenden alınmış ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler (birden fazla işverenden ücret almakla beraber, birden sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplamı, 103'üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşmayan mükelleflerin, tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretleri dahil)

 

c) Vergiye tâbi gelir toplamının [(a) ve (b) bentlerinde belirtilenler hariç] 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşmaması koşuluyla, Türkiye'de tevkifata tâbi tutulmuş olan; birden fazla işverenden elde edilen ücretler, menkul sermaye iratları ve gayrimenkul sermaye iratları,

 

..." hükümleri yer almıştır.

 

Gelir Vergisi Kanununun "Tevkifata Tabi Olmayan Ücretler" başlıklı 95 inci maddesinin birinci fıkrasıyla ücretlerini yabancı bir memleketteki işverenden doğrudan doğruya alan hizmet erbabının, ücretleri hakkında vergi tevkif usulü cari olmayacağı, ikinci fıkrasıyla bunların gelirlerini, Kanunun dördüncü kısmının 2 nci bölümündeki hükümlere göre, yıllık beyanname ile bildirecekleri hüküm altına alınmıştır.

 

Aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, "Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar." hükmüne yer verilmiş olup, aynı fıkranın (1) numaralı bendinde ise hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup, ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre tevkifat yapılacağı hükme bağlanmıştır.

 

Bu hüküm ve açıklamalar uyarınca, yurt dışındaki Şirket merkezince Şubenizde çalışan personele ödenmesi kararlaştırılan kar payı ödemelerinin doğrudan yurt dışından çalışanların hesaplarına aktarılması halinde, tevkifata tabi tutulmamış ücret geliri olarak çalışanlarca yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi, ayrıca, belirlenen haddin aşılması halinde, çalışanlarınızın şubenizden aldığı tevkifata tabi ücret gelirlerinin de beyannameye dahil edilmesi gerekmektedir.

 

Diğer taraftan, söz konusu kar payı ödemelerinin Şubeniz aracılığı ile yapılması halinde ise bu ödemelerin, ücret hükümlerine göre Gelir Vergisi Kanununun 61, 94 ve 103 üncü maddeleri kapsamında tevkifata tabi tutulmak suretiyle vergilendirileceği ise tabiidir.

 

ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMASI YÖNÜNDEN:

 

01.01.2002 tarihinden itibaren uygulanmakta olan Türkiye Cumhuriyeti ile Singapur Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşmasının "Bağımlı Faaliyetler" başlıklı 15 inci maddesinin 1 ve 2 nci fıkralarında,

 

"1. 16, 18, 19  ve 20 nci maddelerin hükümleri saklı kalmak üzere, bir Akit Devlet mukiminin bir hizmet dolayısıyla elde ettiği ücret, maaş ve diğer benzeri ödemeler, bu hizmet diğer Akit Devlette ifa edilmedikçe, yalnızca bu Devlette vergilendirilebilecektir. Eğer hizmet diğer Devlette ifa edilirse, buradan elde edilen gelir bu diğer Devlette vergilendirilebilir.

 

2. 1 inci fıkra hükümlerine bakılmaksızın, bir Akit Devlet mukiminin diğer Akit Devlette ifa ettiği hizmet dolayısıyla elde ettiği gelir, eğer:

 

a) Gelir elde eden kişi, bu diğer Devlette, ilgili takvim yılı içinde, bir veya birkaç seferde toplam 183 günü aşmayan bir süre kalırsa, ve

 

b) Ödeme, diğer Devletin mukimi olmayan bir işveren tarafından veya böyle bir işveren adına yapılırsa, ve

 

c) Ödeme, işverenin diğer Devlette sahip olduğu bir işyerinden veya sabit yerden yapılmazsa,

 

yalnızca ilk bahsedilen Devlette vergilendirilebilecektir."

 

hükümleri yer almaktadır.

 

Şirketinizin Singapur'daki ana merkezinin almış olduğu karar ile şirketin Türkiye'deki ofisinde çalışan personele şirket karından yapılan ödemelerin, Türkiye - Singapur Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının "Bağımlı Faaliyetler" başlıklı 15 inci maddesine göre bir hizmet dolayısıyla elde edilen ücret, maaş ve diğer benzeri ödemeler kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.  

 

Buna göre, Türkiye'deki ofiste çalışan personelin bir örneği ekli Anlaşmanın "Mukim" başlıklı 4 üncü maddesi kapsamında Türkiye mukimi olarak kabul edilmesi durumunda, Anlaşmanın 15 inci maddesinin 1 inci fıkrası çerçevesinde şirket karından personele yapılan ödemenin yalnızca Türkiye'de vergilendirilmesi gerekmektedir.

 

Diğer taraftan, Türkiye'deki ofiste çalışan personelin Anlaşmanın "Mukim" başlıklı 4 üncü maddesi kapsamında Singapur mukimi olarak kabul edilmesi halinde, söz konusu ödemeler, Anlaşmanın 15 inci maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan şartların birlikte gerçekleşmesi halinde yalnızca Singapur'da vergilendirilecek olup, bu şartlardan en az birisinin gerçekleşmemesi durumunda, Türkiye'nin de vergi alma hakkı olacaktır. Böyle bir durumda ise, söz konusu kazançlar dolayısıyla Türkiye'de ödenen vergiler, Anlaşmanın "Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi" başlıklı 23 üncü maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde Singapur'da ödenecek vergilerden mahsup edilebilecektir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.      

 

                                  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.