T.C. 
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı
Gelir Kanunları Gelir ve Kuruklar Vergileri Grup Müdürlüğü

 

 

Sayı

:

62030549-125[30-2018/163]-653254

04.09.2020

Konu

:

Slovenya mukimi firmadan alınan bilişim eğitimi hizmeti için yapılacak ödemelerin vergilendirilmesi.

 

İlgi

:

 

  

 

            İlgide kayıtlı özelge talep formunda şirketinizin Slovenya mukimi bir firmadan bilişim eğitimi hizmeti aldığı belirtilerek, söz konusu firmaya yapılacak ödemeler üzerinden kesinti yapılıp yapılmayacağı ile katma değer vergisi hesaplanıp hesaplanmayacağı hususlarında bilgi talep edilmekte olup konu hakkında Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmıştır.

 

            KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

 

            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin;

 

            - ikinci fıkrasında, Kanunun 1 inci maddesinde sayılı kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye'de bulunmayanların yalnız Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği,

 

            - üçüncü fıkrasında, dar mükellefiyette kurum kazancının hangi kazanç ve iratlardan oluştuğu belirtilerek aynı fıkranın (c) bendinde Türkiye'de elde edilen serbest meslek kazançlarının dar mükellefiyet konusuna giren kurum kazancı olarak vergilendirileceği,

 

            - dördüncü fıkrasında ise bu maddede belirtilen kazanç veya iratlar ile gelir unsurlarının Türkiye'de elde edilmesi ve Türkiye'de daimî temsilci bulundurulması konularında, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ilgili hükümlerinin uygulanacağı

 

            hükme bağlanmıştır.

 

            193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının 4 numaralı bendinde, dar mükellefiyete tabi kimseler bakımından serbest meslek kazançlarının Türkiye'de elde edilmiş sayılması için serbest meslek faaliyetlerinin Türkiye'de icra edilmesi veya Türkiye'de değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş, aynı maddenin ikinci fıkrasında da, "Bu maddenin 3'üncü, 4'üncü, 5'inci ve 7'inci bentlerinde sözü edilen değerlendirmeden maksat, ödemenin Türkiye'de yapılması veya ödeme yabancı memlekette yapılmışsa, Türkiye'de ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi veya kârından ayrılmasıdır." hükmüne yer verilmiştir.

 

            Öte yandan, Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinde, dar mükellefiyete tabi kurumların maddede sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmış olup yapılacak kesinti oranı 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca petrol arama faaliyetleri dolayısıyla sağlanacak serbest meslek kazançlarında %5, diğer serbest meslek kazançlarında ise %20 olarak belirlenmiştir.

 

            ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMASI YÖNÜNDEN:

 

            "Türkiye Cumhuriyeti ile Slovenya Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması"nın hükümleri 01.01.2004 tarihinden itibaren uygulanmaktadır.

 

            Şirketinizin Slovenya mukimi firmadan aldığı bilişim eğitimi hizmetlerinin Türkiye-Slovenya Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının serbest meslek faaliyetlerine ilişkin 14 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Söz konusu maddede;

 

            "1. Bir Akit Devlet mukiminin, serbest meslek faaliyetleri veya bağımsız nitelikteki diğer faaliyetler dolayısıyla elde ettiği gelirler, bu kişi, faaliyetlerini icra etmek için diğer Akit Devlette düzenli olarak kullanabileceği sabit bir yere sahip olmadıkça, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir. Eğer kişi, böyle bir sabit yere sahip olursa, gelir sözkonusu sabit yere atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere diğer Devlette vergilendirilebilir.

 

            2. "Serbest meslek faaliyetleri" terimi, özellikle bağımsız olarak yürütülen bilimsel, edebi, sanatsal, eğitici veya öğretici faaliyetleri, bunun yanısıra doktorların, avukatların, mühendislerin, mimarların, dişçilerin ve muhasebecilerin bağımsız faaliyetlerini kapsamına alır."

 

            hükümleri yer almaktadır.

 

            Buna göre, Slovenya mukimi firma tarafından bilişim eğitimi hizmeti karşılığında elde edilen gelirlerin, söz konusu eğitim faaliyetinin Türkiye'ye gelinmeksizin icra edilmesi durumunda ya da Türkiye'de bir sabit yer vasıtasıyla icra edilmemesi durumunda yalnızca Slovenya'da vergilendirilmesi gerekmekte olup, bu durumda Türkiye'nin söz konusu gelirleri vergilendirme yetkisi bulunmadığından, bu gelirler üzerinden vergi kesintisi yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

 

            Diğer taraftan, Slovenya mukimi firmanın eğitim faaliyetini Türkiye'de bir sabit yer vasıtasıyla icra etmesi durumunda ise, söz konusu gelirler bu sabit yere atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere Türkiye'de de iç mevzuat hükümlerine göre vergilendirilebilir.

 

            Anlaşmanın Türkiye'ye vergi alma hakkı tanıdığı durumlarda, söz konusu faaliyetler dolayısıyla Türkiye'de ödenen vergiler, Anlaşmanın "Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi" başlıklı 23 üncü maddesi çerçevesinde Slovenya'da ödenecek vergilerden mahsup edilebilecektir.

 

            Anlaşma hükümlerinin iç mevzuata göre değişiklik getirdiği durumlarda, Anlaşma hükümlerinden yararlanabilmek için söz konusu Slovenya teşebbüsünün Slovenya'da tam mükellef olduğunun ve tüm dünya kazançları üzerinden bu ülkede vergilendirildiğinin Slovenya yetkili makamlarından alınacak bir belge (mukimlik belgesi) ile kanıtlanması ve bu belgenin aslı ile birlikte Türkçe tercümesinin Noterce veya Slovenya'daki Türk Konsolosluklarınca tasdik edilen bir örneğinin vergi sorumlularına veya ilgili vergi dairesine ibraz edilmesi gerekmektedir. Mukimlik belgesinin ibraz edilememesi durumunda ise ilgili Anlaşma hükümleri yerine iç mevzuat hükümlerimizin uygulanacağı tabiidir.

 

            KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

 

            3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;

 

            1/1 inci maddesinde Türkiye'de ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin,

 

            1/2 nci maddesinde ise her türlü mal ve hizmet ithalinin KDV'ye tabi olduğu,

 

            6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği,

 

            9/1 inci maddesinde ise mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği,

 

            hüküm altına alınmıştır.

 

            Konu ile ilgili olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin;

 

            -(I/C-2.1.2.1) "İkametgâhı, İşyeri, Kanuni Merkezi ve İş Merkezi Türkiye'de Bulunmayanlar Tarafından Yapılan İşlemler" başlıklı bölümünün "2.1.2.1.1. Genel Olarak" başlıklı ayrımında;

 

            "3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre bir hizmetin KDV'nin konusuna girebilmesi için Türkiye'de ifa edilmesi gerekmektedir. Aynı Kanunun (6/b) maddesinde ise Türkiye'de yapılan veya faydalanılan hizmetlerin Türkiye'de ifa edilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır.

            Buna göre, ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanların Türkiye'de yaptığı hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı ancak Türkiye'de faydalanılan hizmetler KDV'ye tabi olacaktır.

            Bu gibi hizmet ifalarında mükellef, esas olarak hizmeti ifa eden olmakla birlikte, Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmadığından, KDV'nin tamamı, hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir.

            Hizmetin vergiden müstesna olması ve hizmetin yurt dışında yapılıp hizmetten yurt dışında faydalanılması halinde, mükellef veya sorumlu sıfatıyla KDV beyan edilmeyecektir.

            KDV'nin sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi için hizmetten Türkiye'de faydalanan muhatabın KDV mükellefi olması şart değildir. KDV mükellefiyeti bulunmayanlar da söz konusu hizmetler nedeniyle KDV tevkifatı yaparak 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmek ve ödemek zorundadır."

 

            (I/C-2.1.1.1) "Beyan" başlıklı bölümünde ise;

 

            "Tevkifat, genel bütçeli idareler hariç, tevkifata tabi işlemin yapıldığı dönemde vergi sorumlularına ait 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilir.

 

            Tevkifat kapsamındaki işlemlerde vergiyi doğuran olay bakımından özellikli bir durum söz konusu olmayıp, bu işlemlere ilişkin KDV'nin beyan dönemi 3065 sayılı Kanunun 10 uncu maddesine göre tespit edilir."

 

            açıklamalarına yer verilmiştir.

 

            Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre, Slovenya mukimi firmanın Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi veya iş merkezinin bulunması halinde, bu firma tarafından hizmet bedeli üzerinden hesaplanacak verginin düzenlenen faturada gösterilmesi ve 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir.

 

            Öte yandan, Slovenya mukimi firmanın Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi veya iş merkezinin bulunmaması halinde ise hizmet bedeli üzerinden hesaplanacak verginin, KDV Kanununun 9/1 inci maddesi gereğince Şirketiniz tarafından 2 No.lu KDV Beyannamesi ile sorumlu sıfatıyla beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir.

 

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.