T.C. |
||||
|
|
|||
Sayı |
: |
17192610-125[ÖZG-17-33] - 147975 |
05.10.2020 |
|
Konu |
: |
Fas'ta mukim şirketten temin edilecek işçilik hizmeti nedeniyle ödenecek bedellerden tevkifat yapılıp yapılmayacağı |
|
|
İlgi |
: |
|
İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ile Fas Krallığında kurulu … şirketine personel göndererek kalıp işçiliği hizmeti verdiğiniz ve hizmetin aksamaması için Fas Krallığında kurulu bir tüzel şirketten işçilik hizmeti satın aldığınız belirtilerek, şirketinize fatura edilen söz konusu işçilik hizmeti nedeniyle yapılacak ödemelerin Kurumlar Vergisi ve Katma Değer Vergisi tevkifatına tabi olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir. Konu hakkında Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmıştır.
- KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, Kanunun 1 inci maddesinde sayılı kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayanların sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği hükme bağlanmış; üçüncü fıkrasında dar mükellefiyette kurum kazancını oluşturan kazanç ve iratlar bentler halinde sayılmış, dördüncü fıkrasında da bu maddede belirtilen kazanç ve iratlar ile gelir unsurlarının Türkiye'de elde edilmesi ve Türkiye'de daimi temsilci bulundurulması konularında, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ilgili hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Gelir Vergisi Kanununun 7 nci maddesinde ise serbest meslek kazançlarının Türkiye'de elde edilmiş olması için, serbest meslek faaliyetinin Türkiye'de icra edilmesi veya Türkiye'de değerlendirilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Türkiye'de değerlendirme ise ödemenin Türkiye'de yapılması veya ödeme yabancı memlekette yapılmışsa, Türkiye'de ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi veya karından ayrılması olarak ifade edilmiştir.
Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinde de, dar mükellefiyete tâbi kurumların maddede sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmış; bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca dar mükellefiyete tabi kurumların Türkiye'de elde ettikleri serbest meslek kazançları üzerinden kurumlar vergisi tevkifatı yapılması öngörülmüş olup 12.01.2009 tarihli ve 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile tevkifat oranı petrol arama faaliyeti dolayısıyla sağlanacak kazançlarda %5, diğer serbest meslek kazançlarında %20 olarak belirlenmiştir.
Dolayısıyla Fas'ta aldığınız hizmetin Türkiye'de değerlendirilmesi halinde bu hizmete ilişkin yaptığınız ödemeler üzerinden Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu maddesine göre kesinti yapmanız gerekmektedir.
- ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMASI YÖNÜNDEN
01/01/2007 tarihinden itibaren uygulanmakta olan "Türkiye Cumhuriyeti ile Fas Krallığı Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması"nın "Ticari Kazançlar"a ilişkin 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasında;
"1. Bir Akit Devlet teşebbüsüne ait kazanç, söz konusu teşebbüs diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticarî faaliyette bulunmadıkça, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir. Eğer teşebbüs yukarıda bahsedilen şekilde ticarî faaliyette bulunursa, teşebbüsün kazançları yalnızca bu işyerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere bu diğer Devlette vergilendirilebilir."
hükmü yer almaktadır.
Bu kapsamda, Fas'ta mukim şirketin Anlaşmanın 5 inci maddesi kapsamında bu hizmetlerin ifası için Türkiye'de bir işyerine sahip olmaksızın sunduğu söz konusu işçilik hizmeti dolayısıyla elde edeceği gelirleri vergileme hakkı, Anlaşmanın yukarıda yer verilen 7 nci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca yalnızca Fas'a ait olacaktır.
Ancak, bu hizmetin Türkiye'de bir işyeri vasıtasıyla ifa edilerek gelir elde edilmesi durumunda ise, bu işyerine atfedilebilen gelir miktarıyla sınırlı olmak üzere, Türkiye de vergileme hakkına sahip olacaktır.
Anılan Anlaşmanın "İşyeri" başlıklı bir örneği ekli 5 inci maddesinde ise işyeri, "bir teşebbüsün işlerinin tamamen veya kısmen yürütüldüğü işe ilişkin sabit bir yer" olarak tanımlanmış olup, hangi hallerde diğer Devlette işyeri oluşup oluşmayacağı açıkça belirtilmiştir.
Türkiye'nin de vergilendirme hakkı bulunduğu durumlarda, Türkiye'de ödenen vergiler Anlaşmanın "Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi" başlıklı 22 nci maddesinin 2 nci fıkrası çerçevesinde Fas'ta ödenecek vergilerden mahsup edilebilecektir.
- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu (KDV)'nun;
-1/1 inci maddesinde, ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu,
- 4 üncü maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin; bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi, şekillerde gerçekleşebileceği,
- 6 ncı maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, malın teslim anında Türkiye'de bulunmasını, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği,
- 9 uncu maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği
hüküm altına alınmıştır.
Konuyla ilgili olarak yayımlanan 60 No'lu KDV Sirkülerinin "1.1.1. Yurtdışındaki İşlemler" başlıklı bölümünde,
"KDV Kanununun 1 inci ve 6 ncı maddelerine göre, yurtdışında gerçekleşen mal teslimleri ile yurt dışında ifa edilip yine yurtdışında yararlanılan hizmetler KDV'nin konusuna girmemektedir. Türkiye'de yapılmayan işlemin bedeli üzerinden KDV hesaplanması veya böyle bir işlemin Kanundaki herhangi bir istisna hükmü ile ilişkilendirilmesi söz konusu değildir.
Buna göre, Türkiye'deki bir mükellefin;
- Yurt dışında düzenlenen bir fuara Türkiye'den katılan firmalara yurt dışında verdiği stant kurulumu, montajı, lojistik vb. hizmetler,
- Yurt dışında yaptığı inşaat, onarım, montaj işleri,
- Yurt dışındaki bir firmanın doğrudan yurt dışındaki başka bir firmaya (mallar Türkiye'ye gelmeksizin) yapacağı teslimlere ilişkin olarak verdiği aracılık hizmeti,
- Türkiye'deki başka bir firmanın personelini yurt dışına götürmek suretiyle aynı sektörde faaliyette bulunan yabancı firmalarla tanıştırma, bilgilendirme, eğitim şeklinde yurt dışında verdiği danışmanlık hizmeti,
- Yurt dışındaki bir firmanın mallarının, yine yurt dışındaki bir başka firmaya pazarlanmasına yönelik olarak yurt dışında verdiği satış komisyonculuğu hizmeti
Türkiye'de ifa edilmediğinden veya bu hizmetlerden Türkiye'de faydalanılmadığından KDV'nin konusuna girmemektedir." şeklinde açıklamalarda bulunulmuştur.
Yukarıda belirtilen açıklamalara göre, şirketiniz tarafından Fas Krallığında bulunan şirkete yurt dışında verilen kalıp işçiliği hizmeti ile bu hizmetin aksamaması için Fas Krallığında kurulu bir şirketten yurt dışında alınan işçilik hizmeti, Türkiye'de ifa edilmediğinden ve hizmetlerden Türkiye'de faydalanılmadığından Kanunun 6 ncı maddesi gereği KDV'nin konusuna girmemektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.