T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

MÜKELLEF HİZMETLERİ GELİR VERGİLERİ GRUP MÜDÜRLÜĞÜ

 

 

 

Sayı

:

84098128-125[6-2015/3]-101692

19/10/2016

Konu

:

Mavi kart sahibi gerçek kişinin Türkiye'de kurduğu şirketin gerçekleştirdiği spor menajerliği faaliyetinden elde ettiği komisyon geliri ile gerçek kişinin elde ettiği kar payının GVK, KVK, KDV ve ÇVÖA açısından değerlendirilmesi.

 

 

 

            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, şirketinizin Mavi Kart sahibi bir Alman vatandaşı tarafından tek ortaklı olarak kurulduğu, ana faaliyetinizin spor menajerliği olduğu, Almanya'da futbol oynayan yabancı bir futbolcunun transfer sözleşmesi gereği komisyon geliri elde edildiği, söz konusu gelirin anonim şirketin faaliyet geliri olarak beyan edildiği ve ödendiği, hizmetten faydalanan kişinin yurt dışında olması, paranın Türkiye'ye döviz olarak gelmesi, hizmetin yurt dışında verilmiş olması nedeniyle KDV hesaplanmadığı, şirket ortağının Türkiye'de ve Almanya'da ikametgahı olduğu ve yılın 7 ayını Almanya'da 5 ayını Türkiye'de geçirdiği belirtilerek konunun şirket ve ortağı açısından değerlendirilerek Başkanlığımız görüşünün bildirilmesi talep edilmektedir.

 

            KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

 

            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 1'inci maddesinde kurumlar vergisine tabi kurumlar sayılmış olup, aynı Kanun'un 3'üncü maddesinin ikinci fıkrasında; "Kanunun 1 inci maddesinde sayılı kurumlardan kanunî veya iş merkezi Türkiye'de bulunanlar, gerek Türkiye içinde gerekse Türkiye dışında elde ettikleri kazançların tamamı üzerinden vergilendirilirler." hükmüne yer verilmiştir.

 

            Aynı Kanun'un 6'ncı maddesinin birinci fıkrasında kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı belirtilmiş, maddenin ikinci fıkrasıyla da safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

 

            Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; adı geçen şirket tarafından söz konusu transfer sözleşmesi gereği elde edilen komisyon gelirinin genel esaslar çerçevesinde ilgili dönem kurumlar vergisi matrahına dâhil edilmesi gerekmektedir.

 

            GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

 

            193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 3'üncü maddesinde, Türkiye'de yerleşmiş olan gerçek kişilerin Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilecekleri, 4'üncü maddesinde, ikametgahı Türkiye'de bulunanlar ile bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturanların Türkiye'de yerleşmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır.

 

            İkametgah esasında yerleşmenin tespitinde; ikametgahı Türkiye'de bulunanlar yerleşmiş sayıldığından bunların tam mükellefiyete tabi olmaları yönünden başkaca hiçbir şart aranmayacaktır.

 

            Bu kapsamda, şirket ortağı olan mavi kart sahibi gerçek kişinin Türkiye'de ikametgahı bulunduğundan, tam mükellef sayılması, Türkiye içinde ve dışında elde ettiği tüm kazanç ve iratları üzerinden Türkiye'de gelir vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

 

            Aynı Kanun'un 75 inci maddesinin birinci fıkrasında, sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden müteşekkül sermaye dolayısıyla elde ettiği kar payı, faiz, kira ve benzeri iratların menkul sermaye iradı olduğu belirtilerek, ikinci fıkrasının (1) numaralı bendinde; her nevi hisse senetlerinin kar paylarının kaynağı ne olursa olsun menkul sermaye iradı sayılacağı hükme bağlanmıştır.

 

            Anılan Kanun'un 22 nci maddesinin (2) numaralı bendinde ise, tam mükellef kurumlardan elde edilen, 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kâr paylarının yarısının gelir vergisinden müstesna olduğu, istisna edilen tutar üzerinden 94 üncü madde uyarınca tevkifat yapılacağı ve tevkif edilen verginin tamamının, kâr payının yıllık beyanname ile beyan edilmesi durumunda yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edileceği hükümlerine yer verilmiştir.

 

            Ayrıca, Kanun'un 86 ncı maddesinde, beyanname verilmeyecek haller sayılmış olup, anılan maddenin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinde, tam mükellefiyette; vergiye tâbi gelir toplamının [(a) ve (b) bentlerinde belirtilenler hariç] 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşmaması koşuluyla, Türkiye'de tevkifata tâbi tutulmuş olan; birden fazla işverenden elde edilen ücretler, menkul sermaye iratları ve gayrimenkul sermaye iratları için, (2) numaralı fıkrasında ise dar mükellefiyette; tamamı Türkiye'de tevkif suretiyle vergilendirilmiş olan; ücretler, serbest meslek kazançları, menkul ve gayrimenkul sermaye iratları ile diğer kazanç ve iratlar için yıllık beyanname verilmeyeceği, diğer gelirler için beyanname verilmesi halinde de bu gelirlerin beyannameye dahil edilmeyeceği hükümleri bulunmaktadır.

 

            Öte yandan, aynı Kanun'un 94'üncü maddesinin birinci fıkrasında kimlerin tevkifat yapacağı belirtilmiş olup, anılan maddenin 6/b-i bendinde, tam mükellef kurumlar tarafından; tam mükellef gerçek kişilere, gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara ve gelir vergisinden muaf olanlara dağıtılan, 75'inci maddenin ikinci fıkrasının (1), (2), (3) numaralı bentlerinde yazılı kar paylarından (karın sermayeye eklenmesi kar dağıtımı sayılmaz.) %15 oranında, 6/b-ii bendinde ise; tam mükellef kurumlar tarafından; dar mükellef gerçek kişilere, dar mükellef kurumlara (Türkiye'de bir işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla kâr payı elde edenler hariç) ve gelir ve kurumlar vergisinden muaf olan dar mükelleflere dağıtılan, 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kâr paylarından (Kârın sermayeye eklenmesi kâr dağıtımı sayılmaz.) %15 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

 

            ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMALARI YÖNÜNDEN:

 

            Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi ve Vergi Kaçakçılığını Önleme Anlaşması, 01.01.2011 tarihinden itibaren uygulanmaktadır.

 

            Şirketiniz tarafından, Almanya'da çalışan futbolcunun transfer sözleşmesi gereği elde edilen komisyon gelirinin anılan Anlaşmanın "Ticari Kazançlar" başlıklı 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmekte olup söz konusu maddenin 1 ve 2 nci fıkraları,

 

            "1. Bir Akit Devlet teşebbüsüne ait kazanç, söz konusu teşebbüs diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunmadıkça, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir. Eğer teşebbüs yukarıda bahsedilen şekilde ticari faaliyette bulunursa, teşebbüsün kazançları bu diğer Devlette, yalnızca bu işyerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere vergilendirilebilir.

 

            2. 3 üncü fıkra hükümleri saklı kalmak üzere, bir Akit Devlet teşebbüsü diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunduğunda, her iki Akit Devlette de bu işyerine atfedilecek kazanç, bu işyeri aynı veya benzer koşullar altında, aynı veya benzer faaliyetlerde bulunan ayrı ve bağımsız bir teşebbüs olsaydı ve işyerini oluşturduğu teşebbüsten tamamen bağımsız bir nitelik kazansaydı ne kazanç elde edecek ise aynı miktarda bir kazanç olacaktır."

 

            hükümlerini öngörmektedir.

 

            Bu hükümler uyarınca, şirketiniz tarafından elde edilen komisyon gelirinin vergilendirmesi, söz konusu gelir Almanya'da bulunan bir işyeri vasıtasıyla elde edilmedikçe yalnızca Türkiye'de yapılacaktır. Gelirin Almanya'daki bir işyeri vasıtasıyla elde edilmesi durumunda ise bu işyerine atfedilen gelirle sınırlı olmak üzere vergileme hakkı Almanya'ya ait olacak, Almanya'da ödenecek vergi anılan Anlaşmanın "Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi" başlıklı 22 nci maddesi uyarınca Türkiye'de hesaplanacak vergiden mahsup edilebilecektir.

 

            "İşyeri" tanımı ise, Anlaşma'nın bir örneği ekli "İşyeri" başlıklı 5 inci maddesinde yapılmış olup, hangi hallerde diğer Devlette bir işyeri oluşacağı ve oluşmayacağı açıkça belirtilmiştir.

 

            Türkiye – Almanya Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması hükümlerinden yararlanabilmeniz için İngilizce mukimlik belgesinin tarafınızca Almanya yetkili makamlarına ibrazı gerekmektedir. Söz konusu belgenin düzenlenerek tarafınıza verilebilmesi için ise, Gelir İdaresi Başkanlığının www.gib.gov.tr web sayfasından ulaşılabilecek olan 20.12.2013 tarihli ve 3 sayılı Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları Sirkülerinde yapılan açıklamalara göre başvuruda bulunmanız gerekmektedir.

 

            KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

 

            3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun;

 

            -1/1 maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, bu faaliyetlerin kanunların veya resmî makamların gösterdiği gerek üzerine yapılmasının, bunları yapanların hukukî statü ve kişiliklerinin, Türk tabiyetinde bulunup bulunmamalarının, ikametgâh veya işyerlerinin yahut kanunî merkez veya iş merkezlerinin Türkiye'de olup olmamasının işlemlerin mahiyetini değiştirmeyeceği ve vergilendirmeye mani teşkil  etmeyeceği,

 

            -4'üncü maddesinde, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu ve bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği,

 

            -6/b maddesinde, hizmetin Türkiye'de yapılmasının veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasının işlemlerin Türkiye'de yapıldığını ifade ettiği,

 

            hüküm altına alınmıştır.

 

            26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/05/2014 tarihinden itibaren yürürlüğe giren KDV Genel Uygulama Tebliğinin; (I-A/6.2) bölümünde de; hizmet ifalarında işlemin Türkiye'de yapılmış sayılması için, hizmetin Türkiye'de yapılması veya hizmetten Türkiye'de faydalanılması şartlarından herhangi birisinin oluşmasının yeterli olduğu; bir diğer ifade ile hizmet Türkiye'de yapılmışsa, hizmetten hangi ülkede faydalanılırsa faydalanılsın işlemin Türkiye'de yapılmış sayılacağı ve vergiye tabi olacağı; hizmetin başka bir ülkede yapılması halinde bu hizmetten Türkiye' de faydalanılmış ise işlemin yine Türkiye' de yapılmış sayılacağı açıklanmıştır.

 

            Bu itibarla, Türkiye'de yerleşik şirketiniz tarafından Almanya'da bulunan bir futbolcunun yine Almanya'daki bir spor kulübüne transferi için yapılan menajerlik hizmeti; yurt dışında ifa edilen ve yurt dışında yararlanılan bir işlem olduğundan KDV' nin konusuna girmeyecek olup, düzenlenecek faturada KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır.

 

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.