| Başlık | Türkiye'de mukim şirketin Fransa'da mukim gerçek ve tüzel kişi ortaklarına ödenecek kar payının vergilendirilmesi | ||
| Tarih | 26/04/2017 | ||
| Sayı | 50426076-125[30-2016/20-4097]-16109 | ||
T.C. TARİH : 26/04/2017 SAYI :50426076-125[30-2016/20-4097]-16109 KONU : Türkiye'de mukim şirketin Fransa'da mukim gerçek ve tüzel kişi ortaklarına ödenecek kar payının vergilendirilmesi ................... İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden; şirketinizin Kayseri Serbest Bölgesinde faaliyet göstermekte olduğu ve geçmiş yıllar karının dağıtımına ilişkin karar alan şirketinizin ortaklarının Fransa'da mukim olan %90 paylı bir tüzel kişi ile %10 paylı bir gerçek kişi olduğu belirtilerek, kar dağıtımının stopaja tabi olup olmadığı ile konunun Türkiye - Fransa Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması kapsamında nasıl değerlendirilmesi gerektiği hususunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmaktadır. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Tam ve Dar Mükellefiyet" başlıklı 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; "Dar mükellefiyet: Kanunun 1 inci maddesinde sayılı kurumlardan kanunî ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayanlar, sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirilirler." hükmüne yer verilmiştir. 5520 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında; dar mükellefiyete tabi kurumların maddede sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından %15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükmü yer almakta olup, aynı maddenin 3 üncü fıkrasında, tam mükellef kurumlar tarafından, Türkiye'de bir iş yeri veya daimi temsilci aracılığıyla kar payı elde edenler hariç olmak üzere dar mükellef kurumlara veya kurumlar vergisinden muaf olan dar mükelleflere dağıtılan (Karın sermayeye eklenmesi kar dağıtımı sayılmaz.) ve Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde sayılan kar payları üzerinden bu Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca vergi kesintisine tabi tutulan kazançlar hariç olmak üzere %15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hüküm altına alınmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinde, genel olarak menkul sermaye iradının tanımı yapıldıktan sonra, aynı maddenin 1 inci fıkrasında her nevi hisse senetlerinden elde edilen kar paylarının, 2 nci fıkrasında da iştirak hisselerinden doğan kazançların menkul sermaye iradı sayılacağı hüküm altına alınmıştır. 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin 6 ncı fıkrasının b/ii alt bendine göre, tam mükellef kurumlar tarafından dar mükellef gerçek kişilere, dar mükellef kurumlara (Türkiye'de bir işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla kar payı elde edenler hariç) ve gelir ve kurumlar vergisinden muaf olan dar mükelleflere dağıtılan, 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kar payı ödemeleri üzerinden %15 oranında gelir vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir. Öte yandan, 3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanununun Geçici 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanuna göre kurulan serbest bölgelerde faaliyette bulunmak üzere ruhsat almış mükelleflerin; a) Bu bölgelerde gerçekleştirdikleri faaliyetleri dolayısıyla elde ettikleri kazançları, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla faaliyet ruhsatlarında belirtilen süre ile sınırlı olmak üzere gelir veya kurumlar vergisinden müstesnadır. Bu istisnanın 31.12.1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin (b) alt bendi kapsamında yapılacak tevkifata etkisi yoktur." hükmü yer almaktadır. Diğer taraftan, Türkiye Cumhuriyeti ile Fransa Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının hükümleri 01.01.1990 tarihinden itibaren uygulanmaktadır. Anlaşmanın "Temettüler" başlıklı 10 uncu maddesinde; "1. Bir Akit Devletin mukimi olan bir şirket tarafından diğer Akit Devlet mukimine ödenen temettüler, bu diğer Devlette vergilendirilebilir. 2. Bununla beraber sözkonusu temettüler, ödemeyi yapan şirketin mukimi olduğu Devletçe de kendi mevzuatına göre vergilendirilebilir; ancak kendisine ödemede bulunulan kişi temettünün gerçek lehdarı ise bu şekilde alınacak vergi aşağıdaki oranları aşamayacaktır: a) Temettünün gerçek lehdarı, temettü ödeyen şirketin sermayesinin doğrudan doğruya en az yüzde 10'unu elinde tutan bir şirket ise (ortaklıklar hariç) gayrisafi temettü tutarının yüzde 15'i; b) Tüm diğer durumlarda gayrisafi temettü tutarının yüzde 20'si. … 4. Bu maddede kullanılan "temettü" terimi, hisse senetlerinden, intifa senetlerinden veya intifa haklarından, kurucu hisse senetlerinden veya alacak niteliğinde olmayıp kazanca katılmayı sağlayan diğer haklardan elde edilen gelirleri, bunun yanısıra dağıtımı yapan şirketin mukimi olduğu Devletin mevzuatına göre, vergileme yönünden hisse senetlerinden elde edilen gelirle aynı muameleyi gören gelirleri kapsar. Yatırım fonu ve yatırım ortaklarından sağlanan gelirler de bu terimin kapsamına girer. ..." hükümlerine yer verilmiştir. Anlaşmanın "Genel Tanımlar" başlıklı 3 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (e) bendinde ise "şirket" teriminin, herhangi bir kurum veya vergileme yönünden kurum olarak muamele gören herhangi bir kuruluş anlamına geldiği düzenlenmiştir. Buna göre, şirketiniz tarafından Fransa'da mukim kişilere yapılacak temettü ödemelerini vergilendirme hakkı Fransa'ya ait olmakla birlikte; şirket ortaklarınızdan % 90 paya sahip tüzel kişi olduğu belirtilen kişi Anlaşma kapsamında bir şirket olarak değerlendirileceğinden, Türkiye'nin de Anlaşmanın 10 uncu maddesinin 2 nci fıkrasının (a) bendine göre tüzel kişi ortağınıza ödenecek gayrisafi temettü tutarının % 15'ini; ayrıca Anlaşmanın 10 uncu maddesinin 2 nci fıkrasının (b) bendine göre ise gerçek kişi ortağınıza ödenecek gayrisafi temettü tutarının % 20'sini aşmamak üzere bu geliri iç mevzuat hükümleri çerçevesinde vergilendirme hakkı bulunmaktadır. Temettü gelirinin vergilendirilmesinde iç mevzuatımızda daha düşük bir vergi oranının öngörülmesi halinde, Türkiye'de yapılacak vergilendirmede bu düşük oranın uygulanacağı tabiidir. Söz konusu temettü gelirleri dolayısıyla Türkiye'de vergi ödenmesi durumunda, Fransa ile akdedilen Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının "Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi" başlıklı 23 üncü maddesinin 2 nci fıkrasının (a) bendi uyarınca Türkiye'de ödenen vergi Fransa'da ödenecek vergilerden mahsup edilebilecektir. Anlaşma hükümlerinin iç mevzuata göre değişiklik getirdiği durumlarda, Anlaşma hükümlerinden yararlanılabilmesi için söz konusu şirket ortaklarının Fransa'da tam mükellef olduklarının ve tüm dünya kazançları üzerinden bu ülkede vergilendirildiklerinin Fransa yetkili makamlarından alınacak bir belge (mukimlik belgesi) ile kanıtlanması ve bu belgelerin aslı ile noterce veya Fransa'daki Türk Konsolosluklarınca tasdik edilen Türkçe tercümelerinin birer örneğinin vergi sorumlularına veya ilgili vergi dairesine ibraz edilmesi gerekmektedir. Mukimlik belgesinin ibraz edilememesi halinde ise ilgili Anlaşma hükümleri yerine iç mevzuat hükümlerimizin uygulanacağı tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. (**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.
| |||