T.C. |
||||
|
|
|||
Sayı |
: |
90792880-155.01.05.02[896]-E.254225 |
03.07.2018 |
|
Konu |
: |
IPA II / Gelir Vergisi ve Damga Vergisi İstisnası |
|
|
İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden; ----ca yürütülen ---- reformlarının uygulanmasını teşvik etmek, kolaylaştırmak ve içselleştirilmesini sağlamak üzere --- Programı çerçevesinde desteklenen ----- Projesi'nde yabancı uyruklu uzmanların da görev aldığı, proje sözleşmesi gereğince bu uzmanlara ülkemizde bulundukları süre içerisinde yürütmüş oldukları çalışmalar karşılığı ücret ödendiği belirtilerek, proje kapsamında görev yapan yabancı uyruklu uzmanlardan ülkemizde ikamet eden ve etmeyen iki uzmana yapılacak olan ücret ödemelerinin IPA II Çerçeve Anlaşması kapsamında gelir vergisi ve damga vergisi istisnası uygulanıp uygulanmayacağı hususunda görüş istenildiği anlaşılmaktadır.
Türkiye ile Avrupa Birliği arasında 11.02.2015 tarihinde IPA II Çerçeve Anlaşması imzalanmış, 6647 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunmuş ve 22.06.2015 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş olup anılan Anlaşmanın vergi istisnalarına ilişkin hükümlerinin uygulama usul ve esasları, 13.02.2016 tarihli ve 29623 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 Sıra No'lu IPA II Genel Tebliği ile düzenlenmiştir.
Anılan IPA II Çerçeve Anlaşmasının 28 (2)(d) maddesinde;
"Birlik sözleşmelerinden doğan kâr veya gelir ulusal/yerel vergi sistemine göre Türkiye Cumhuriyetinde vergiye tabidir. Ancak Avrupa Birliği üye devletlerinde veya IPA II yararlanıcısı haricinde IPA II kapsamında uygun olan diğer ülkelerde ikamet eden veya iş kurmuş olan, Birlik sözleşmelerini yürüten, yabancı çalışanlar ve daimi eşleştirme danışmanları da dâhil olmak üzere, gerçek ve tüzel kişiler, geçerli çifte vergilendirme anlaşmalarının hükümlerine göre, söz konusu şekilde elde ettikleri gelirin Türkiye Cumhuriyetinde isnat edilebileceği bir ikametgâh veya daimi işletme sahibi oldukları durumlar istisna olmak üzere, stopaj ve geçici veya sürekli vergiler dâhil Türkiye Cumhuriyetindeki kazanç veya gelir vergisinden muaftırlar.
Bir hibe yararlanıcısının alacağı bir Birlik hibesi bu yararlanıcının kârı veya geliri olarak değerlendirilmez. Hibe sözleşmesinden elde edilen bir kâr söz konusu ise, Komisyon temel sözleşme koşulları uyarınca kârın belli bir yüzdesini geri alabilir. Kârın geri kalan miktarı ulusal/yerel vergilendirme sistemine göre vergiye tabi olabilir. İşbu paragraf bağlamında "kâr", bir bakiye için ödeme talebi yapıldığında Sözleşme Makamı tarafından onaylanan uygun maliyetler üzerinden alınan miktardır."
hükmü bulunmaktadır.
Söz konusu madde hükmüne, IPA II Genel Tebliği'nin "4.5.3. İstisnanın Uygulanması" başlıklı maddesinde de yer verilmiştir.
Buna göre, Birlik Yüklenicisine bağlı olarak hizmet ifa eden ve ücretleri Birlik Sözleşmesi bütçesinden ödenen yabancı ülke mukimi gerçek kişilerin elde ettikleri gelirler -geçerli çifte vergilendirme anlaşmalarının hükümleri saklı kalmak üzere- gelir vergisine tabi değildir. Ancak Birlik sözleşmesi kapsamı ve süresi içinde, Türkiye'de mukim/yerleşik olanlara yapılan ücret niteliğindeki ödemeler gelir vergisine tabi olup bu ödemeler üzerinden 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 61, 94, 98 ve 103 üncü maddelerine göre gelir vergisi tevkîfatı yapılması gerekmektedir. Türkiye'de yerleşme ve yerleşme sayılmayan haller, Gelir Vergisi Kanunu'nun 4 ve 5 inci maddeleri çerçevesinde değerlendirilecektir.
Diğer taraftan IPA II Çerçeve Anlaşmasının 28(2)(h) maddesinde;
"Birlik sözleşmeleri, Birlik yüklenicilerince ve bir konsorsiyumun ortakları veya ortak teşebbüsler veya eş- yararlanıcılar tarafından (Mali Tüzüğün 122. maddesi kapsamında tanımlandığı üzere) hibelerde imzalanan sözleşmeler Türkiye Cumhuriyeti'nde damga vergisine veya tescil harcına veya eş etkiye sahip başka bir harca tabi değildir. Bu muafiyet, hibe yararlanıcıları (ortakları, iştirakleri ve/veya alt hibe yararlanıcıları dâhil) ve yüklenicileri (personeli ve sözleşmeli uzmanları dâhil) arasında yapılan sözleşmeler ile böylesi ödemeler doğrudan Birlik sözleşmeleri ile ilgili ise hizmet sözleşmeleri ve iş sözleşmeleri kapsamında sırasıyla arızi ve geçici harcamalar için yapılan sözleşmeler dâhil olmak üzere, Birlik sözleşmeleri kapsamındaki işlemler (hakların devri dâhil) ve Birlik yüklenicilerine yapılan ilgili ödeme emirleri için de geçerlidir."
hükmü yer almakta olup IPA II Genel Tebliği'nin "4.7.2.1. Damga Vergisi İstisnası Uygulaması" başlıklı bölümünde ise;
"Aşağıdaki sözleşmeler ve münhasıran bu sözleşmeler kapsamında yapılan ödemelere ilişkin düzenlenen kâğıtlar, damga vergisinden istisna tutulacaktır:
-AB veya Türkiye ile AB ortak katkısı ile finanse edilen ve Sözleşme Makamı ile Birlik Yüklenicisi arasında imzalanan ve bu Tebliğin 3.5 numaralı bölümünde tanımlanan Birlik Sözleşmeleri,
-Birlik Sözleşmelerinin; iş ortaklığı, eş yararlanıcı, konsorsiyum vb. şekillerde birlikte imzalandığı durumlarda her bir ortak ya da eş yararlanıcı arasında imzalanan sözleşmeler ve Mali Tüzüğün (1605/2002 sayılı Konsey Tüzüğünü Yürürlükten Kaldıran ve Birlik Genel Bütçesine Uygulanabilir Mali Kurallar Hakkında 25/10/2012 tarihli ve [AB, Euratom] 966/2012 Sayılı Avrupa Parlamentosu ve Konsey Tüzüğü) 122'nci maddesinde tanımlanan ilişkili kişilerin bunlarla akdettikleri sözleşmeler,
-Birlik Sözleşmeleri kapsamında Birlik Yüklenicileri ile Tedarikçileri arasında imzalanan mal, hizmet alımı ya da iş sözleşmeleri (Birlik Yüklenicisi ile doğrudan Tedarikçinin personeli veya sözleşmeli uzmanları arasında imzalanan sözleşmeler dâhil),
-Birlik Sözleşmesi kapsamında bir hizmet sunmak üzere Birlik Yüklenicisi ile çalışanları veya sözleşmeli uzmanları arasında imzalanan sözleşmeler." ifadesi bulunmaktadır.
Buna göre, Birlik Sözleşmesi kapsamında Birlik Yüklenicisi olan ------ ya hizmet sunan yabancı uzmanların ----- ile imzaladıkları sözleşmelerin ve bu sözleşmeler kapsamında yapılan ücret ödemelerine ilişkin düzenlenen kağıtların, yukarıda belirtilen damga vergisi istisnası kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmaktadır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.