T.C. |
||||
|
|
|||
Sayı |
: |
37538499-120.01.02.07[40-2017-1]-20245 |
11.06.2018 |
|
Konu |
: |
IPA Çerçeve Anlaşması kapsamında yapım işine ilişkin düzenlenen fatura üzerindeki tutar yerine tahsil edilen tutarın gelir kaydedilip kaydedilemeyeceği |
|
|
İlgide kayıtlı özelge talep formunda, ----- isimli sözleşme makamı tarafından desteklenen --- yapım işinde --- ile sözleşme yaptığınız, işin sonunda --- tarihinde ---- tutarında fatura düzenleyerek kayıtlarınıza işlediğiniz ve yıllık gelir vergisi beyannamenizde kazanç beyan ettiğiniz, ancak sözleşme makamı tarafından sözleşmede belirtilen işlerin tamamının yapılmadığı gerekçesi ile tarafınıza ---- ödendiği, iade fiyat farkı faturası düzenlenmediği gibi düzenlediğiniz faturanın düzeltilmesine de imkan verilmediği, bu itibarla tahsil etmediğiniz gelirin vergisinin tarafınıza tahakkuk ettiği belirtilerek, fatura üzerindeki tutar yerine tahsil ettiğiniz tutarın gelir kaydedilip kaydedilemeyeceği sorulmaktadır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinin birinci fıkrasında, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu hükmüne yer verilmiş olup, aynı Kanunun 38 inci maddesinde, "Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:
Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur." hükmüne yer verilmiştir.
Diğer taraftan, anılan Kanunun "İşletme Hesabı Esasında Ticari Kazancın Tespiti" başlıklı 39 uncu maddesinde ise, "İşletme hesabı esasına göre ticari kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile giderler arasındaki müspet farktır.
(Elde edilen hasılat, tahsil olunan paralarla tahakkuk eden alacakları; giderler ise, tediye olunan ve borçlanılan meblağları ifade eder.)
Emtia alım ve satımı ile uğraşanlarda ticari kazancın bulunması için hesap dönemi sonundaki emtia mevcudunun değeri hasılata, dönem başındaki emtia mevcudunun değeri ise giderlere ilave olunur.
Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur." hükmü yer almaktadır.
Ayrıca, aynı Kanunun 40 ıncı maddesinde safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmış olup, anılan maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin, (7) numaralı bendinde de Vergi Usul Kanununa göre ayrılan amortismanların gider olarak indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Ticari kazancın tespitinde iki temel ilke geçerli olup, bunlar "dönemsellik" ve "tahakkuk esası" ilkeleridir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibarıyla kesinleşmiş olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Bu esas dikkate alındığında bir gelir ve gider unsurunun, özel bir düzenleme bulunmadığı sürece, mahiyet ve tutar itibarıyla kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.
Öte yandan, şüpheli alacak veya değersiz alacak koşullarının oluşmaması durumunda, söz konusu tutarların gider olarak dikkate alınabilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun;
1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara;
Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlara da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler..." hükümleri yer almaktadır.
Bu itibarla, tedarikçi konumunda olduğunuz, Avrupa Topluluğu Yüklenicisi ile ----- isimli sözleşme makamı arasında 5824 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan IPA Çerçeve Anlaşması kapsamında imzalanan AT sözleşmesi çerçevesinde, ---- yapım işine ilişkin faturanın Yüklenici --- adına düzenlenmesi ve faturada yer alan tutarın tamamının kayıtlara hasılat olarak alınması gerekmekte olup, bedelin eksik ödenmesinin bu duruma bir etkisi bulunmamaktadır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.