T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
BURSA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü

 

 

Sayı

:

45404237-130[I-15-148]-10023   

20.02.2017

Konu

:

IPA/Görüş-Yurtdışına hibe transferi ve serbest meslek hizmeti ödemeleri

 


İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve eki dilekçe ile ----- tarihli eki dilekçenizde, 5824 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunan Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) Çerçeve Anlaşması kapsamında Avrupa Birliği (AB) makamları ile imzalanan Avrupa Topluluğu (AT) Sözleşmesi olan ------ projesinin koordinatörlüğünü yaptığınızı, projenin toplam bütçesinin %5'inin şirketinize, %95'inin ise projenin diğer yürütücüleri olan X, Y ve Z ülkelerinde kurulu firmalara hibe olarak verildiği, proje koordinatörlüğü nedeniyle şirketinizin %95'lik hibe tutarını özel hesaptan söz konusu firmalara transferini yaptığı, firmanıza hibe edilen %5'lik bütçe tutarının bir kısmı ile yurt içinden mal ve hizmet tedariki yaptığınız, bir kısmı ile de proje yürütücüsü diğer ülkelerde bulunan üniversitelerin mühendislik bölümleri ile mühendislik şirketlerinden serbest meslek hizmeti aldığınız belirtilerek, yurt dışında faaliyet gösteren diğer proje yürütücüsü firmalara proje koordinatörlüğü nedeniyle aktarılan hibe tutarları ile projeye ilişkin yurt dışı firmalardan temin edilen serbest meslek hizmetleri nedeniyle bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden vergi kesintisi yapılıp yapılmayacağı ve bu kapsamda düzenlenen hizmet faturaları üzerinden katma değer vergisi (KDV) tevkifatı yapılıp yapılmayacağı sorulmaktadır.

GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN :

18.04.2013 tarih ve 28622 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6456 sayılı Kanunun 15 inci maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 84 üncü maddede; "Avrupa Birliği organlarıyla akdedilen ve usulüne göre yürürlüğe konulan anlaşmalar çerçevesinde proje karşılığı sağlanan hibeler, özel bir fon hesabında tutulur ve gelir olarak dikkate alınmaz. Söz konusu hibelerle gerçekleştirilecek projelere ilişkin olarak bu fondan yapılan harcamalar, gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider ve maliyet olarak dikkate alınmaz. Proje sonunda herhangi bir şekilde harcanmayan ve iade edilmeyen tutarın kalması hâlinde bu tutar gelir kaydedilir.
Birinci fıkra çerçevesinde sağlanan hibelerle finanse edilen yıllara sâri inşaat ve onarım işlerine ilişkin ödemeler üzerinden ve yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden, fon hesabından yapılan harcama tutarları ile sınırlı olmak üzere, 94 üncü maddenin birinci fıkrasının (2) ve (3) numaralı bentleri ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca vergi kesintisi yapılmaz." hükmüne yer verilmiştir.

Öte yandan, konuyla ilgili ayrıntılı açıklamaların yer aldığı 1 Sıra No.lu IPA Çerçeve Anlaşması Genel Tebliğinin "4.5. Gelir ve Kurumlar Vergisi İstisnası ve Uygulaması" bölümünün alt başlığı olan "4.5.3. İstisnanın Uygulanması" başlıklı bölümüne 08.02.2014 tarihli ve 28907 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2 sıra No.lu IPA Çereve Anlaşması Genel Tebliği ile eklenen paragraflarda;

"Avrupa Birliği organlarıyla akdedilen ve usulüne göre yürürlüğe konulan anlaşmalar çerçevesinde GVK Geçici 84. maddenin yürürlüğe girdiği 18/04/2013 tarihinden itibaren proje karşılığı sağlanan hibelerin, özel bir fon hesabında tutulması ve bu fondan yapılan harcamaların da gider ve maliyet olarak dikkate alınmaması şartıyla, söz konusu hibeler alındığı dönemde gelir olarak değerlendirilmeyecektir. Proje tamamlandığında ise varsa harcanmayan ve iade edilmeyen hibe tutarları gelir olarak dikkate alınacaktır. Bu tarihten önce alınan hibeler ise, ticari kazanç unsuru gelir olarak ve bu hibelerden yapılan harcamalar da niteliğine göre gider veya maliyet olarak dikkate alınacaktır.
Avrupa Birliği organlarıyla akdedilen ve usulüne göre yürürlüğe konulan anlaşmalar çerçevesinde proje karşılığı sağlanan hibelerle finanse edilen yıllara sâri inşaat ve onarım işleri ve serbest meslek hizmetlerine ilişkin bu işleri icra edenlere, 18/4/2013 tarihinden itibaren yapılan ödemelerden vergi kesintisi yapılmayacaktır. Bu türden ödemelerden daha önce yapılmış olan vergi kesintilerinin iadesi yapılmayacaktır.

Yıllara sâri inşaat ve onarım işlerine ilişkin hakediş ödemeleri ve serbest meslek niteliğindeki ödemeler dışında, söz konusu hibelerle finanse edilen ve Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanununun 15 ve 30 uncu maddelerinde sayılan diğer ödemelerden (gayrimaddi hak, kira, faiz, ücret vb.) gelir ve kurumlar vergisi kesintisi yapılmaya devam edilecektir." açıklamaları yer almaktadır.

Öte yandan, ----- tarihli ek dilekçenizden, ----- sayılı ----- Projesi çerçevesinde yurt dışındaki üniversitelerin mühendislik bölümlerinden ve mühendislik şirketlerinden alınan hizmetlerin içeriğinin Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları'nda tarif edildiği üzere özel mesleki bilgi ve maharet gerektiren serbest meslek faaliyetleri kapsamında olduğu, aynı zamanda alınan serbest meslek hizmetlerine ilişkin olarak faturayı düzenleyenlerin bu hizmetleri Türkiye'ye gelmeden yurt dışında ifa ettiği anlaşılmıştır.

Bu hüküm ve açıklamalara göre; şirketiniz tarafından IPA Çerçeve Anlaşması kapsamında AB makamlarıyla akdedilen ve usulüne göre yürürlüğe konulan anlaşma çerçevesinde proje karşılığı sağlanan ve özel bir fon hesabında tutulan hibelerden, proje lideri olduğunuz ve yurt dışında faaliyet gösteren diğer ortaklara dağıttığınız mal ve hizmet alımı içermeyen transferler ile söz konusu projelere ilişkin temin edilen serbest meslek hizmetleri nedeniyle bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden vergi kesintisi yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

Diğer taraftan, söz konusu faaliyetlerin Türkiye'de gerçekleştiği durumlarda ise, konunun ilgili Anlaşmaların ilgili maddeleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. Buna göre, Anlaşma hükümlerinin uygulanabilmesi için X, Y ve Z ülkelerinde mukim söz konusu şirketlerin kendi ülkelerinde tam mükellef olduklarını ve tüm dünya kazançları üzerinden bu ülkelerde vergilendirildiklerini bu ülkelerin yetkili makamlarından alacakları mukimlik belgesi ile kanıtlamaları ve bu belgenin aslı ile birlikte Türkçe tercümesinin noterce veya o ülkedeki Türk Konsolosluklarınca tasdik edilen bir örneğini Türkiye'deki vergi sorumlularına veya ilgili vergi dairesine ibraz etmeleri gerekmektedir.

KATMA DEĞER VERGİSİ (KDV) KANUNU YÖNÜNDEN :

3065 sayılı KDV Kanununun;

1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zırai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu,

6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılması; işlerin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği,

9 uncu maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde, Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği,

16/1-a maddesinde, bu Kanuna göre teslimleri vergiden istisna edilen mal ve hizmetlerin ithalinin KDV'den istisna olduğu,

19 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında, diğer kanunlardaki vergi muaflık ve istisna hükümlerinin bu vergi bakımından geçersiz olduğu, katma değer vergisine ilişkin istisna ve muafiyetlerin ancak bu Kanuna hüküm eklemek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenleneceği, 2 nci fıkrasında ise uluslararası anlaşma hükümlerinin saklı olduğu hüküm altına alınmıştır.

Konu hakkında KDV Genel Uygulama Tebliğinin "I/C-2.1.2.1. İkametgahı, işyeri, Kanuni Merkezi ve İş Merkezi Türkiye'de Bulunmayanlar tarafından Yapılan İşlemler" başlıklı bölümünde;

"3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre bir hizmetin KDV'nin konusuna girebilmesi için Türkiye'de ifa edilmesi gerekmektedir. Aynı Kanunun (6/b) maddesinde ise Türkiye'de yapılan veya faydalanılan hizmetlerin Türkiye'de ifa edilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır.

Buna göre, ikametgahı, işyeri, kanuni merkezi Türkiye'de bulunmayanların Türkiye'de yaptığı hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı ancak Türkiye'de faydalanılan hizmetler KDV'ye tabi olacaktır.
Bu gibi hizmet ifalarında mükellef, esas olarak hizmeti ifa eden olmakla birlikte, Türkiye'de ikametgahı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmadığından, KDV'nin tamamı, hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir.

Hizmetin vergiden müstesna olması ve hizmetin yurt dışında yapılıp hizmetten yurt dışında faydalanılması halinde, mükellef veya sorumlu sıfatıyla KDV beyan edilmeyecektir." açıklamalarına yer verilmiştir.

IPA Çerçeve Anlaşmasının 26/2-b maddesinde; AT Yüklenicilerinin, AT Sözleşmesi kapsamında sunulan herhangi hizmet ve/veya tedarik edilen mal ve/veya yapılan iş için KDV'den muaf tutulacağı, bir tedarikçi tarafından AT Yüklenicisine temin edilen mallar veya sunulan hizmetler veya yapılan işlerin de KDV'den muaf tutulacağı, bu muafiyetin sadece AT Sözleşmesi kapsamında AT Yüklenicisi tarafından teslim edilen mallar veya sunulan hizmetler veya yapılan işler ile bağlantılı olarak temin edilen mallara veya sunulan hizmetlere veya yapılan işlere uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Konuya ilişkin olarak yayımlanan, 1 Sıra No.lu IPA Çerçeve Anlaşması Genel Tebliği ile IPA Çerçeve Anlaşmasının KDV istisnasına ilişkin hükümlerinin usul ve esasları belirlenmiştir.

Buna göre, anılan Tebliğ ile belirlenen usul ve esaslara uyulmak şartıyla ve KDV İstisna Sertifıkası'nda belirtilen süre ve bedel ile sınırlı olmak üzere, AT Yüklenicisi konumunda olan şirketiniz tarafından söz konusu AT Sözleşmesi kapsamında ----- Projesine ilişkin teslim edilecek mallar veya sunulacak hizmetler veya yapılacak işler ile bağlantılı olmak üzere yurt dışında bulunan üniversitelerin mühendislik bölümlerinden ve mühendislik şirketlerinden alınacak serbest meslek hizmetleri IPA Çerçeve Anlaşmasının 26/2-b maddesi kapsamında KDV'den istisna tutulacak olup, söz konusu teslimlerde KDV tevkifat uygulamasına gerek bulunmamaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 (*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.