T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelir İdaresi Başkanlığı

 

MALİYE BAKANLIĞINDAN
BİLDİRİLMİŞTİR.

 

HÜRRİYET GAZETESİNİN 17 TEMMUZ 2007 TARİHLİ NÜSHASININ 7 NCİ SAYFASINDA “KONUŞUNUZ UNAKITAN” BAŞLIĞIYLA VE EMİN ÇÖLAŞAN İMZASIYLA YAYINLANAN MAKALE ve MİLLİYET GAZETESİNİN 18 TEMMUZ 2007 TARİHLİ NÜSHASINDA NEDİM ŞENER İMZALI ‘SİLİN OLURU BAKANLIKTAN’ BAŞLIKLI HABERLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI

 

Sayın Çölaşan İki Gelirler Kontrolörü tarafından yazılan ve Gelirler Kontrolörleri okuma komisyonundan da geçen Citibank hakkındaki raporlara karşı Citibank yetkililerinin, Maliye Bakanlığı’na başvurup "düzeltme" yoluyla 2 milyar dolarlık vergi ve cezasının silinmesini istedikleri, oysa vergi inceleme raporu dayanak alınarak kesilen vergi ve cezada "düzeltme" diye bir çözüm yolunun olmadığını, bu olayda Citibank için "çok özel" bir üçüncü kapı açıldığını, Bakanlık Gelir İdaresi Başkan Vekili Osman Arıoğlu’nun, üç sayfalık bir yazı hazırladığı ve bu yabancı bankaya kesilen vergi cezasının tamamının kaldırılmasını Kemal Unakıtan’ın onayına sunduğu Unakıtan da bu yazıya "olur" verdiği ve 2 milyar dolarlık vergi cezasının bir anda silindiğini belirterek bu olayın ne olduğu Citibank’a bu kıyağın niçin yapıldığını, bunun hangi yasal gerekçelerle yapıldığının açıklanması istenilmiştir. Ayrıca Milliyet Gazetesinde yayınlanan Nedim Şener imzalı haberde de benzer nitelikli iddialarda bulunulmaktadır.
        
Oldukça teknik bir konuda sayın Çölaşan’ın yanlış bilgi sahibi olduğu anlaşılmaktadır. Vergi inceleme raporu dayanak alınarak kesilen vergi ve cezada düzeltme diye bir çözüm yolu vardır ve Vergi Usul Kanununun “Vergi Hatalarını Düzeltme ve Reddiyat “ başlığı altında 116 ncı madde ile 120 nci maddeleri arasında ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Kanunun 118 inci maddesinin 3 numaralı bendinde açık olarak vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasını vergilendirme hatası olarak tanımlanmış bir sonraki 119 ncu maddede vergi hatasının mükellefin müracaatı üzerine ortaya çıkarılabileceği belirtilmiştir. Aynı Kanunun 121 nci maddesinde ise İdarece tereddüt edilmeyen açık ve mutlak vergi hatalarının resen düzeltilebileceği belirtilmiştir. Tüm bu düzenlemeler hata kimin tarafından yapılmış olursa olsun geçerlidir. Hata mükellef tarafından beyan sırasında yapılmış olabilir, vergi dairesi tarafından tahakkuk işlemi sırasında yapılmış olabilir veya vergi inceleme elemanı tarafından yazılan raporlarda yapılmış olabilir. Hatanın mükellef veya vergi dairesince yapılması durumunda düzeltilebileceğini, inceleme elemanı tarafından yapılması durumunda bunun düzeltilemeyeceğini düşünmek kanuna, hukuka ve hakkaniyete uygun değildir.  Öte yandan düzeltme yapılması için yeterli bilgi, belge ve kanaat oluşan bir konuda yeniden inceleme yapılması gibi bir zorunluluk ve gereklilik yoktur.  Dolayısıyla Citibank için üçüncü bir kapı açılarak kıyak çekilmesi söz konusu değildir. Konu hatalı yazılan bir raporun Kanunun belirlediği prosedürler çerçevesinde düzeltilmesinden ibarettir.

Burada önemli olan husus açık olarak vergi mevzuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan bir kazanç üzerinden İnceleme elemanlarınca vergi istenip istenmediği hususudur. İnceleme elemanlarınca yurtdışında yerleşik yatırım fonlarının Türkiye’deki daimi temsilcileri Citibank  Türkiye merkez şubesi aracılığı ile elde ettikleri kazançlar söz konusu işlemler kapsamında Türkiye’de ticari faaliyette bulunmak üzere Hazine Müsteşarlığından izin alınmadığı gerekçesi ile Kurumlar Vergisi Kanunun 8 inci maddesinin 4 numaralı bendinde yer alan kurumlar vergisi istisnasından yararlandırılmaması gerektiği sonucuna ulaşılarak cezalı tarhiyat yapılması önerilmiştir.

Ancak konuya ilişkin Hazine Müsteşarlığı ile yapılan yazışma neticesinde anılan müsteşarlıkça; Citibank’a 02.05.1980 tarih ve 8/808 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Türkiye’de bir şube açmak suretiyle faaliyette bulunma izni verildiği ve söz konusu şubenin 1996 yılında sermaye piyasasında işlem yapmak üzere yetkilendirildiği, buradan hareketle, Citibank’ın 32 sayılı Kararın 12 nci maddesi çerçevesinde Hazine Müsteşarlığından ayrıca izin almasına gerek bulunmadığı belirtilmiştir.

         Ayrıca, Sermaye Piyasası Kurulu Başkanlığından konu ile ilgili olarak alınan yazıda yurtdışında yerleşik kuruluşların yabancı fonlar adına gerçekleştirdiği faaliyetlerin mali mevzuat uygulamaları açısından Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan menkul kıymetler yatırım fonlarının gerçekleştirdikleri faaliyetler gibi değerlendirilebileceği belirtilmiştir.  Dolayısıyla Sermaye Piyasası Kurulu Başkanlığı da yabancı fonların Citibank Merkez Şube aracılığıyla elde ettikleri kazançlar bakımından mali mevzuat uygulaması olan Kurumlar Vergisi Kanunundaki yerli fonlar  için de geçerli olan istisnadan aynen yararlanabileceklerini ifade etmektedir.

Öte yandan  aynı konuda yine daimi temsilcisi olan Citibank Türkiye merkez şubesi aracılığı ile Türkiye’de portföy kazancı elde eden diğer bazı yabancı fonlarla ilgili olarak başka Gelirler Kontrolörlerince incelemeler yapılmış ve bu Kontrolörler tarafından yazılan Raporlarda ise herhangi bir cezalı vergi tarhiyatı önerilmemiş, sadece bazı şekli unsurlara yer verilmemiş olunması nedeniyle usulsüzlük cezası kesilmekle yetinilmiştir.

Kendisine Türkiye’de işlem yapmak üzere izin verildiği ve sermaye piyasasında işlem yapmak üzere yetkilendirildiği halde Hazine Müsteşarlığından izin almadığı gerekçesi ile yabancı fonların Citibank aracılığı ile elde ettikleri kazançların Kurumlar Vergisinde belirtilen istisnadan yararlandırılmaması açık bir vergilendirilme hatasıdır. Vergi Usul Kanunun yukarıda belirtilen hükümleri çerçevesinde düzeltilmelidir ve nitekim düzeltilmiştir.

Bu türden maksatlı haberlerin kamuoyunu yanıltabileceği endişesiyle ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla konunun bütün detayıyla açıklığa kavuşturulması ihtiyacı doğmuştur. 

Saygı ile duyurulur.