|
|
|
|
Tel : (312) 415 35 50 |
| Faks : (312) 415 28
47 |
|
|
Ankara/ 07 Eylül 2006
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI’NDAN
BANDROL İHALESİ AÇIKLAMASI
Son bir hafta içinde bir gazeteci tarafından birden fazla gazetede, sigara ve alkollü içkilerde kayıt dışılığı önlemeye yönelik olarak geliştirilmeye çalışılan sisteme ilişkin bandrol ihalesi esas alınarak, Maliye Bakanlığını, Gelir İdaresi Başkanlığını karalama çabasına girişilmiştir. “Bandrolde adrese teslim ihale iddiası Ankara’yı karıştırdı” başlığı ile yayınlanan habere karşılık Gelir İdaresi Başkanı tarafından haberin yayınlandığı gazeteye gönderilen açıklama ilgili gazetede referans gösterilmek suretiyle “Adrese teslim bandrol ihalesinde şartlar yumuşadı, tarih ertelendi” başlığı altında imzasız bir habere dönüştürülmüştür. Söz konusu ikinci haberde yer alan hususlar yine aynı gazeteci tarafından büyük ölçüde çarptırılarak kamuoyunu yanlış yönlendirecek şekilde konunun tekrar gündeme getirilebilmesi için fırsat olarak görülmüş ve “Zeyilname bandrol ihalesinde adresi belirginleştirmiş” başlığı altında yeni bir haber olarak aynı gazetede, “Maliyenin sigara işleri” başlığı altında başka bir gazetedeki köşesinde yer almıştır.
Haberin başlığı altında yer alan haber özetine göre “Sigara ve içkiye yapıştırılacak güvenlik bandrolü için açılan ihalede bir adresi işaret eden bazı maddeler değiştirildi. Bu kez de yine aynı firmayı adres gösteren yeni maddeler konduğu iddiaları ortaya atıldı” denilmektedir. Haberin bu özetinde adresi işaret eden bazı maddelerin zeyilname ile artık adresi işaret edemez hale getirildiği ancak öte yandan tek bir firmayı işaret edecek yeni unsurların şartnameye eklendiği iddia edilmektedir.
Öte yandan sözkonusu köşe yazısında da Maliye Bakanlığının daha önce gündeme getirilen ihaleyi adrese özel kılan unsurların şartnameden çıkarıldığını duyurduğu da ifade edilmektedir.
Esasen adı geçen gazetecinin ötedenberi gündeme gelebilmek için, Maliye Bakanlığı ve Gelir İdaresi Başkanlığının bütün icraatlarına karşı asılsız haber ve karalama çabaları içinde olduğu gözlemlenmektedir. İdaremiz, bu tabansız çabalara karşı, özenle muhatap olmamaya çalışmıştır. Ancak, gelinen durum itibariyle, kamuoyunda takip edilen iki gazete söz konusu karalamalarının devam etmesi üzerine, kamuoyunun doğru ve eksiksiz bilgilendirilmesi için aşağıdaki açıklamaların yapılması zorunlu hale gelmiştir.
- Zeyilname düzenleme müessesi 4734 sayılı Kanunun 29 maddesinde, idarelere ihalelerde gerektiğinde kullanılmak üzere düzenlenmiş bir müessese olup, Maliye Bakanlığının bu idareye münhasır geliştirmiş olduğu sözde bir müessese değildir. İhaleyle ilgili olarak 28.08.2006 tarihli ve 27 maddeden oluşan Zeyilname ihale dökümanlarına ilişkin 13 firmadan gelen yaklaşık 75 soruya cevaben hazırlanmıştır. Zeyilname ile düzenleme yapılması, idarenin ihale dökümanlarında 27 çeşit değişiklik yapma ihtiyacından kaynaklanmamıştır. Zeyilname ile ihale dökümanlarında esasa taalluk eden ve teklif sunabilecek firmaları rahatlatmaya yönelik birkaç değişiklik dışında değişiklik yapılmadığını basiret sahibi her kişi görebilecektir.
- Zeyilnamenin 13. maddesi ile, İdari Şartnamenin “Ekonomik Açıdan En Avantajlı Teklifin Belirlenmesi” başlıklı 36 ncı maddesinde yapılan değişiklik “bir firmanın kayrılması” kaygısıyla yapılmamış, bilakis ihalenin objektifliğini pekiştirmek için yapılmış bir değişikliktir. Teklifler ilk aşamada “isteklinin tecrübesi, onaylanmış güvenlik izleme sistemleri, tarama veya validasyon cihazları, güvenlik ve kalite teminatı, eğitim, teknik, destek, garanti ve bakım ile maliyet” olmak üzere 6 kritere göre değerlendirilmektedir. Şartnamenin ilk şekliyle teklifler ikinci aşamada sadece maliyet kriterine –ki ağırlığı toplam kriterler içerisinde %30’dur- göre değerlendirilecekti. Yapılan değişiklikle bu üç firmanın vereceği fiyatla beraber ilk aşamada karar vermek için esas alınan diğer kriterlerin de bu üç firma için dikkate alınması sağlanmıştır. Böylece üç firma seçme zorunluluğu sonucunda teknik kapasitesi düşük olmakla beraber, bu üç firma arasına giren firmanın daha düşük bir fiyat vererek iş alma riski ortadan kaldırılmıştır. Dolayısıyla fiyatla beraber bu üç firmadan işi başarı ile sonuçlandırma kapasitesi yüksek olan firmaya işin verilebilmesi amaçlanmıştır. Bunun, işin tek bir firmaya verilmesine nasıl imkan sağlandığını anlamak mümkün değildir. Yapılan iş, tek bir kriter yerine birden fazla objektif kritere göre karar vermekten ibarettir.
- İhalenin 20 gün süreyle uzatılması tamamen 4734 sayılı Kamu İhale Kanunun 29 ncu maddesinde “…Zeyilname ile yapılan değişiklikler nedeniyle tekliflerin hazırlanabilmesi için ek süreye ihtiyaç duyulması halinde, ihale tarihi bir defaya mahsus olmak üzere en fazla yirmi gün zeyilname ile ertelenebelilir.” şeklindeki ifadeye dayanılarak İdari Şartnameye konulan bir husustur. İdarenin keyfi tutumuyla belirlenmemiştir. İşin icabı yapılmıştır.
- 07.09.2006 olan ihale tarihinin 27.09.2006 tarihine uzatılması, doküman alan firmaların yaklaşık yüzde 25’inin taleplerini karşılamak üzere düzenlenmiş bir husustur. Kaldı ki, ihalenin ilan edildiği 26.07.2006 tarihinden, ihalenin yapılacağı 27.09.2006 tarihine kadar toplam 63 günlük bir teklif hazırlama süresi söz konusu olup, iddia edildiği üzere 1 aylık süre söz konusu değildir. İhale tekliflerinin değerlendirildiği ve dökümanlarla yükleniciye uygulama için 4 aylık süre verildiği de gözönünde tutulduğunda toplam işin yapılma süresinin 6-8 aylık bir süreyi kapsayacağı görülecektir.
- Gümrük kapılarının belirlenmesinde, Maliye Bakanlığının tercihlerine göre değil, Gelir İdaresi Başkanlığı ve Gümrük Müsteşarlığı ile yapılan yazışmalar ile diyaloglar ve fiili ithal istatistikleri gözönünde tutulmuştur. Gümrük Müsteşarlığı tarafından istatistiksel olarak en yoğun girişin olduğu belirtilen yerler İstanbul, İzmir ve Mersin gümrükleridir. Teklif sahiplerinin mutlak sürette gümrük kapılarına yakın bir yerlerinin olmasına gerek olmayıp, bu işi yapabilecekleri bir yeri kiralayabileceklerdir. Hatta ihalenin bu aşamasında, şimdilik böyle bir yeri kiralayacakları/satın alacaklarına dair bir “taahhütname” vermeleri yeterli olacaktır.
- İdare uygulamayı düşündüğü sistemin tatbik edildiği yerleri bizzat yerinde görmek ve uygulamalar hakkında bilgi almak için ABD ve Brezilya hükümet yetkilileri ile görüşmeler yapmak üzere görevli olarak bu ülkelere heyet göndermiştir. Her iki hükümet yetkilileri ile konular görüşülmüş, tesislerindeki fiili uygulamalar yerinde görülmüştür. Hükümetlere ait tesisler incelenirken (gümrük tesisleri dahil) uygulamayı yapan firma yetkilileri tesislerde konuyla ilgili teknik bilgi vermişlerdir. Basında geçen ABD ve Brezilya’ya yapılan seyahatlar, ağırlanma gezileri değil bu ülkelerin hükümet yetkililerinin talebi üzerine sistemin neticelerinin görüşüldüğü ve uygulamaların bizzat yerinde görüldüğü iş seyahatleridir. Yeni olan, fazla bilinmeyen ülkemizde ilk defa uygulamaya konulacak olan sistemin ilgili hükümet yetkilileri ile yerinde görülüp neticelerinin görüşülmesi ve daha sonra gerekli değerlendirmeler yapılarak ihaleye çıkılması mı yazarın iddia ettiği gibi ülkemizin itibarını zedelemiştir? Bu ihaleyle ilgili olarak Maliye Bakanlığı ve Gelir İdaresi Başkanlığı yaklaşık bir yıldır hazırlık yapmaktadır. Bu süreç içerisinde 20 civarında firmaya mektup yazılarak toplantıya çağrılmış ve firmalardan ilgilenenler sistemle ilgili bilgi vermişler ve sunum yapmışlardır. İdare bu hususta tüm isteklilere aynı şekilde davranmıştır. İdare teklif sahibi firmaların bu tür iş tetkik gezisi taleplerine her zaman açık olmuştur. İdare, ihale tarihi olan 27.09.2006 tarihine kadar da uygulamayı yerinde görmek üzere kendisine gelen talepleri değerlendirecektir.
- 4734 sayılı Kamu İhale Kanunun “İhaleye Katılımda Yeterlik Kuralları” başlıklı 10 ncu maddesinde, idarenin, ihaleye katılacak isteklilerden, ekonomik ve mali yeterlik ile mesleki ve teknik yeterliklerinin belirlenmesine ilişkin olarak yasada belirtilen bilgi ve belgeler istenebileceği açıkça ifade edilmiştir. İdarece, talep edilen bilgi ve belgeler, tamamen ihalenin objektif ve uygulanabilirliğini sağlamaya dönüktür.
- Şu da unutulmamalıdır, her yıl ülkemizede kaçak alkol ve sigara yüzünden milyar dolar seviyesinde vergi kayıpları olmaktadır. Ayrıca, hassasiyetle üzerinde durulması gereken bir husus da, kaçak ve kalitesiz tütün ve alkollü ürünlerin insan sağlığını tehdit etmesidir. Bilindiği gibi yakın dönemde ülkemizde kaçak alkol üretimi yüzünden onlarca vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Maliye Bakanlığı, insan sağlığını hiçe sayan, milyarlarca dolar vergi kaybına neden olan kalitesiz ve kaçak üretimi kontrol altına almak için dünya ülkelerinde son yıllarda uygulamaya konulan ve çok başarılı neticeler alınan modern ve en son sistemi ülkemize getirmek istemektedir. Tabiidir ki, bu sistemin tatbiki ile şu an ki mevcut sistemden milyarlarca dolar kazanç sağlayan, insan sağlığını hiçe sayan bu grupların haksız kazançları sona ereceğinden tepki gösterecekleri muhakkaktır. Bu nedenle bu gruplar güvenli ve başarılı sistemin uygulanmaması ve ihalenin iptali için her türlü yola başvuracaklardır. Bizlere ve ilgililere düşen bu verimli sistemlerin biran önce kurulması için gereğenin yapılmasıdır. İlk ihale şartnamesinde ihaleyi adrese özel kılan hiçbir hususun yer almadığı açıktır. İdare tariflediği işin güvenli bir şekilde yapılması için gerekli şartlara, şartnamelerde yer vermiştir. Firmayı değil işin en iyi yapılmasını amaçlamıştır. İhale şartnamesini 20 nin üzerinde firma satın almıştır. Adrese özel olduğu iddia edilen ihaleye bu kadar yüksek talep olmasının yorumunu kamuoyunun takdirlerine bırakıyoruz.
- Basında, ihalenin belli bir firmayı işaret ettiği, daha sonra da “Bakanın oğlu ile bir şirketin bu ihaleye gireceği” şeklinde, dayanaktan yoksun, dedikodu kültürünün ürünü kabilinde ifadeler çıkmıştır. İddialarda sözü edilen şahısların yasal hakları saklı olmak üzere, bu tür iddialar, ispatlanmak zorundadır. Aksi takdirde iddia sahibinin halen yürümekte olan ihale sürecini baltalamaya yönelik bir tutumu olarak algılanacak ve kendisini kamuoyu önünde alçaltacaktır.
- Kamuoyunu objektif bilgilendirmesi gereken ve basın ahlak ilkelerine uymayı taahhüt eden bir basın mensubunun, 28.08.2006 tarihli zeyilname ile ilgili olarak, konunun basına yansıtıldığı ilk tarih olan 30.08.2006 tarihinde (zeyilnameden 2 gün sonra) sanki kendi yayını üzerine zeyilname düzenlenmiş intibaı vermesi, yine söz konusu kişinin niyetinin açık bir ifadesi ve kamuoyuna ve mesleğine ne denli saygı duyduğunun bir göstergesi niteliğindedir.
Netice olarak yapılan işlem doğru, ihale şartnamesi konu ile ilgili tüm firmaların teklif vermesini sağlayacak durumdadır ve idare işine hakimdir.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
|